İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinli aileler, İsrail makamlarının ağır para cezaları ve yıkım maliyeti tehditleri karşısında kendi evlerini kendi elleriyle yıkmaya zorlanıyor. Son bir ay içerisinde Doğu Kudüs genelinde en az 13 Filistinli, belediye ekiplerinin yüksek faturalarından kaçınmak amacıyla evlerini kendi imkanlarıyla yıktı. Aynı dönemde İsrail güçlerine ait iş makineleri 14 evi ve yapıyı doğrudan yıkarken, 26 aileye daha yeni yıkım ihbarnamesi tebliğ edildi.
Sur Baher beldesinde yaşayan Muhammed Fayiz Nimr Duyat ve babası, yaklaşık 10 yıl önce inşa ettikleri 130 metrekarelik iki evi İsrail mahkemesinin kararı doğrultusunda yıkmak zorunda kaldı. Yıkım kararı öncesinde cezaları ödeyerek evlerini korumaya çalışan aile, toplamda 30 bin doları bulan yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. 7 kişilik ailenin bireyleri, yıkımın ardından akrabalarının yanına sığınarak farklı yerlere dağılmak zorunda kaldı.
İzin Almanın İmkansız Olduğu Bürokratik Engeller
Uluslararası hak örgütlerinin raporlarına göre, İsrail makamları Kudüs’teki Filistinlilere imar izni vermeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Ruhsatsız yapı iddiasıyla çıkarılan yıkım kararlarında, ev sahipleri kendi evlerini yıkmadıkları takdirde İsrail belediyesi devreye girerek yıkımı gerçekleştiriyor ve bunun faturasını binlerce dolar olarak ev sahibine kesiyor.
Kudüs’te kalabilmek için ağır şartlara göğüs gerdiklerini belirten yerel sakinler, şehir dışına taşınmaları halinde Kudüs kimliklerini ve ikamet haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Silvan Mahallesi’nde Yıkım ve Tahliye Tehdidi
Bir diğer yıkım baskısı ise Silvan beldesinde yaşanıyor. İsrail mahkemesi, Reşak ailesine 2008 yılından bu yana yaşadıkları 110 metrekarelik evi boşaltmaları ve yıkmaları için sınırlı bir süre tanıdı. 2011 yılından bu yana hukuki mücadele veren 10 kişilik aile, yüksek ceza tehdidi nedeniyle evlerini kendi elleriyle yıkmaya hazırlanıyor.
bölgedeki uygulamaların sistematik bir yerinden etme politikasına dönüştüğünü vurgulayan Kudüslüler, tüm ekonomik ve psikolojik baskılara rağmen şehirdeki varlıklarını sürdürmekte kararlı olduklarını ifade ediyor.



