Kuzey Afrika’nın en kritik göç rotalarından biri olan Libya’da, yaban kuşu avcılığı geleneksel bir hobi olmaktan çıkarak kuralsız bir katliama ve sosyal medyada sergilenen bir gösteriş yarışına dönüştü. Çevre dernekleri tarafından paylaşılan ve yüzlerce ölü kuşun derin dondurucularda üst üste istiflendiğini gösteren görüntüler, ülkede kaçak ve aşırı avcılığın ulaştığı tehlikeli boyutu gözler önüne serdi.
Dondurucularda “1000 kuş” etiketleri ve ticari rant
Libya Doğayı Koruma Örgütü (El-Berari), sosyal medya üzerinden avcıların vurdukları kuş sayılarıyla övündükleri çarpıcı görüntüleri kamuoyuna duyurdu. Paylaşılan karelerde, bir avcının iki ayrı derin dondurucunun üzerine “her birinde 1000 güvercin” yazılı etiketler astığı görüldü.
Örgüt yetkilileri, bu tür paylaşımların diğer avcıları da sayı yarışına teşvik ederek yaban hayatını hızla tükettiğini vurguladı. Sorumlu ve kurallara uyan avcıların dahi azalan popülasyonlar nedeniyle mağduriyet yaşadığı, doğadaki canlı varlığının her geçen gün azaldığı ifade ediliyor.
Avcılığın ticarete dökülmesi katliamı daha da körüklüyor. Nesli küresel ölçekte tükenme tehdidi altında bulunan ve Libya üzerinden Afrika’ya göç eden Avrupa üveyiğinin (Streptopelia turtur) bir çiftinin yerel pazarlarda yaklaşık 100 Libya dinarına (yaklaşık 21 dolar) satıldığı belirtiliyor. Küçük ötücü kuşların 50’li tabaklar halinde aynı fiyatla alıcı bulması, yasa dışı avlanma iştahını katlıyor.
Akdeniz havzasında kritik durak: Yılda yarım milyon kaçak av
Libya, yaklaşık 2 bin kilometrelik sahil şeridi, tuzlu gölleri, lagünleri ve çöl vahalarıyla Avrupa ile Afrika arasında mekik dokuyan göçmen kuşlar için Akdeniz’in güneyindeki en önemli beslenme ve mola istasyonlarından birini oluşturuyor.
Uluslararası çevre örgütlerinin raporları ise tablonun vahametini ortaya koyuyor:
- BirdLife International verileri: Kuruluşun raporlarına göre Libya, Akdeniz havzasında yasa dışı yollarla en çok kuşun öldürüldüğü ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Ülkede her yıl yaklaşık 503 bin kuşun kaçak avcılık sonucu katledildiği tahmin ediliyor.
- Nesli tehlikedeki türler: Başta Avrupa üveyiği olmak üzere birçok göçmen tür, dinlenme alanlarında kurulan tuzaklar ve gelişigüzel ateş açılması nedeniyle üreme döngüsünü tamamlayamadan yok ediliyor.
1968 yılından kalma krallık dönemi yasaları yetersiz
Libya Doğayı Koruma Örgütü Müdürü Ahmed Accac, sorunun yasaklamaktan ziyade “sürdürülebilir avcılık” mevzuatının bulunmamasından kaynaklandığına dikkat çekti. Yürürlükteki av yasasının 1968 yılındaki Libya Krallığı dönemine dayandığını belirten Accac, bu kanundaki cezaların sembolik kaldığını ve hiçbir caydırıcılığı olmadığını ifade etti.
2003 yılında çıkarılan 15 sayılı çevre koruma yasasının da avcılık hususunda genel ifadeler içerdiğini ve bağlayıcı denetim mekanizmaları tanımlamadığını aktaran yetkililer; avlanabilecek türlerin, bölgelerin, sezonların (geliş ve dönüş rotaları), av yöntemlerinin (ağ tuzaklarının yasaklanması) ve kişi başına düşen kota limitlerinin acilen modern bir yasayla belirlenmesi çağrısında bulundu. Denetim eksikliği ve caydırıcı yaptırımların olmaması, Akdeniz ekosisteminin en hayati göç koridorunu açık bir av sahasına dönüştürmeyi sürdürüyor.







