Doğu Asya’da güvenlik dengelerini sarsan Kuzey Kore füze programı, nükleer caydırıcılık kapasitesini kıtalararası menzillere ve denizaltı platformlarına taşıyarak hızla genişliyor. Pyongyang yönetimi, Güney Kore ile sınır geriliminin tırmandığı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Kim Jong-un ile olası bir görüşme sinyali verdiği günlerde peş peşe yeni stratejik silah sistemlerini sahaya sürdü.
Pyongyang, 14 Ekim tarihinde denizaltı platformlarından fırlatılan yeni tip bir seyir füzesini başarıyla test etti. Bu hamle, ülkenin sadece karadan değil, denizaltı kabiliyetleriyle de stratejik caydırıcılığını deniz aşırı alanlara yayma çabasının son göstergesi oldu.
“Hwasong-20” ile doğrudan ABD anakarası hedefte
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un katıldığı savunma sanayii sergisinde ilk kez kamuoyuna tanıtılan “Hwasong-20” kıtalararası balistik füzesi (ICBM), askeri uzmanların dikkatini çekti. Pyongyang yönetiminin doğrudan ABD anakarasını vurma kapasitesine sahip olduğunu öne sürdüğü füzeyi değerlendiren Carnegie Uluslararası Barış Vakfı uzmanı Ankit Panda, Hwasong-20’nin Kuzey Kore’nin uzun menzilli nükleer taşıma kapasitesinde ulaştığı en üst seviyeyi temsil ettiğini vurguladı.
Söz konusu askeri gövde gösterisi, ABD Başkanı Trump’ın kasım ayı içerisinde Kim Jong-un ile yeni bir zirve gerçekleştirebileceği yönündeki açıklamalarının hemen ardından geldi.
Katı yakıt, hipersonik teknoloji ve çoklu harp başlığı (MIRV)
ABD Kongre Araştırma Servisi (CRS) ve bağımsız savunma raporları, Kuzey Kore envanterindeki teknolojik sıçramayı net şekilde ortaya koyuyor:
- Taktik balistik üstünlük: Katı yakıt teknolojisiyle çok hızlı fırlatılabilen KN-23 ve KN-24 füzeleri, Kore Yarımadası’nın tamamını hassas vuruş menzilinde tutuyor.
- Hipersonik manevra: 11 Eylül’de test edilen “Hwasong-11E” füzesinin hipersonik süzülme aracıyla donatıldığı ve ani manevralar sayesinde mevcut hava savunma kalkanlarını rahatlıkla delebildiği belirtiliyor.
- Çoklu bağımsız hedefleme: Pyongyang’ın tek bir kıtalararası füzeye birden fazla nükleer başlık yerleştirilmesini sağlayan bağımsız güdümlü çoklu harp başlığı (MIRV) teknolojisine öncelik verdiği, bu durumun füzelerin önlenmesini neredeyse imkansız hale getirdiği kaydediliyor.
Sınırda mayın patlaması tansiyonu tırmandırdı
Denizaltı seyir füzesi denemeleri, iki Kore arasındaki askeri gerilimin doruğa çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Geçtiğimiz ay askersizleştirilmiş bölgede (DMZ) bir kara mayınının patlaması sonucu 3 Güney Kore askerinin yaralanması, Seul-Pyongyang hattındaki teyakkuz halini en üst seviyeye taşımıştı. Denemelerin bu olayların hemen ardından gelmesi, Pyongyang’ın askeri güç gösterisini sürdüreceğinin açık bir işareti olarak yorumlanıyor.

















