Basra Körfezi’nde tansiyonun yükseldiği kritik bir dönemde Katar ve Mısır diplomasisi harekete geçti. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgede tırmanan askeri gerilimi ve diplomatik çözüm arayışlarını ele aldı.
Görüşmede, Orta Doğu genelinde güvenliğin yeniden tesisi, askeri çatışma risklerinin azaltılması ve ortak koordinasyonun güçlendirilmesi yönündeki diplomatik girişimler kapsamlı şekilde masaya yatırıldı.
Seyrüsefer özgürlüğü ve kalıcı barış vurgusu
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Doha yönetiminin uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini ve seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alacak tüm yapıcı girişimleri desteklediğini belirtti. Al Sani, Orta Doğu’da sürdürülebilir bir barış ortamının tesis edilmesi için kapsayıcı bir siyasi mutabakata zemin hazırlayacak diplomatik temasların hız kesmeden sürmesi gerektiğini vurguladı.
İki bakan, anlaşmazlıkların çözümünde tek geçerli yolun diplomasi olduğunu teyit ederek, krizlerin bölgesel bir çatışmaya dönüşmesini önlemek amacıyla tarafların itidalli davranmasının önemine işaret etti.
Mısır’dan Katar’a tam destek: Gaz tankeri saldırısına kınama
Görüşmenin arka planında, Katar Gaz Nakliyat Şirketi’ne (Nakilat) ait bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin Basra Körfezi sularında seyrederken hedef alınması yer aldı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirerek sert bir dille kınadı. Kahire yönetimi yayımladığı resmi açıklamada, Katar’ın egemenliğini, kaynaklarını ve çıkarlarını korumak için atacağı tüm adımlarda tam bir dayanışma içinde olunduğunu belirtti. Açıklamada, uluslararası deniz ticaret yollarının güvenliğinin korunması ve seyrüsefer serbestisine riayet edilmesinin küresel enerji arz güvenliği açısından vazgeçilmez olduğu bir kez daha hatırlatıldı.


















