Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) himayesinde yürütülen siyasi süreç kapsamında, ülkenin doğu ve batı kanatlarını temsil eden 4+4 Küçük Diyalog Komitesi, Seçim Komisyonu’nun yeniden yapılandırılmasını ve seçimlerin icrasını düzenleyen nihai anlaşma taslağını Tunus’ta parafladı. BM yol haritasının ilk iki aşamasını kapsayan bu adım, ülkedeki siyasi tıkanıklığı aşmayı hedefliyor.
Ay sonunda Libya’da uygulama toplantısı
Komite üyeleri, Tunus’ta varılan mutabakatın uygulama mekanizmalarını netleştirmek ve resmi duyuruyu gerçekleştirmek üzere ay sonundan önce Libya içinde kapsamlı bir toplantı düzenleme kararı aldı. Yeni Seçim Komisyonu’nun, tarafsızlığı sağlamak amacıyla güney bölgesinden tarafsız bir akademisyenin başkanlığında şekillendirilmesi öngörülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, sağlanan ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek Washington’ın BM misyonu ve uluslararası ortaklarla birlikte tüm ülkeyi yönetecek birleşik bir hükümetin tesisi için taraflara destek vermeyi sürdüreceğini açıkladı.
Askeri figürlerin adaylığı ve meclis engelleri
Taslak metin sahada önemli bir eşik olarak değerlendirilse de siyasi analistler ve hukukçular temel pürüzlerin henüz aşılamadığına dikkat çekiyor:
-
Askeri Şahısların Adaylığı: Hakkında yargı kararları bulunan veya aktif askeri görev yürüten isimlerin başkanlık yarışına katılım şartları tartışmaların odağında yer alıyor.
-
Kurumsal Ayrışma: Anlaşmanın Trablus’taki Devlet Yüksek Konseyi ile doğudaki Temsilciler Meclisi’nin onayına sunulacak olması, her iki meclis içindeki fraksiyonların vetosu riskini barındırıyor.
-
Uygulama Güvencesi: Doğu ve batıdaki askeri yapılar ile petrol sahalarının kontrolünü elinde tutan güç odaklarının siyasi sürece tam entegrasyonu konusundaki belirsizlikler sürüyor.
Tek yürütme organı hedefi
Uzmanlar, Seçim Komisyonu’nun kurulmasının ardından en kritik aşamanın seçimleri güvenli şekilde icra edecek “Birleşik Geçiş Hükümeti”nin teşkili olduğunu vurguluyor. Türkiye, Mısır ve ABD gibi aktörlerin diplomatik desteği olmadan taslağın sahada tam anlamıyla karşılık bulmasının güç olduğu belirtiliyor.



