Lübnan’da derinleşen ekonomik kriz, akaryakıt fiyatlarına yapılan peş peşe zamlarla birlikte sokaktaki vatandaşı ve ulaşım sektörünü tükenme noktasına getirdi. Petrol Genel Müdürlüğü verilerine göre 22 Eylül itibarıyla 95 oktan benzinin bidon fiyatı 2,834 milyon Lübnan lirasına (yaklaşık 31,66 dolar), motorin ise 2,823 milyon liraya (31,54 dolar) yükseldi. Yılın ilk sekiz ayında akaryakıt tarifelerine 17 kez müdahale edilmesi, araç deposunu doldurmanın maliyetini 100 dolara kadar çıkardı. Taksicilerin artan yakıt masrafları nedeniyle tarifeleri yükseltmek istemesi ile alım gücü tamamen eriyen halkın bu rakamları ödeyememesi, ulaşımı iki taraf için de içinden çıkılmaz bir denkleme dönüştürdü.
Şoför ve yolcu arasında açmaz: Gelirler yakıta gidiyor
Başkent Beyrut sokaklarında saatlerce müşteri bekleyen taksi şoförleri, günün sonunda elde ettikleri kazancın neredeyse tamamını benzin istasyonlarına bıraktıklarını dile getiriyor. Şoförler, eskiden 40-50 dolara dolan yakıt deposunun artık 100 dolara mal olduğunu, günlük net kazancın kimi zaman 5,6 dolara kadar gerilediğini belirterek sadece araçlarını yürütebilmek için çalıştıklarını vurguluyor.
Denklemin diğer tarafında ise sabit gelirliler ve öğrenciler bulunuyor. Üniversiteye gitmek için her gün yola çıkan bir öğrencinin günlük çift yönlü ulaşım masrafı aktarmalarla birlikte 800 bin liraya (yaklaşık 8,94 dolar) ulaştı. Ayda 22 gün eğitim veya işe gidiş geliş hesabı yapıldığında, kişi başı aylık yol faturası 17,6 milyon lirayı (yaklaşık 197 dolar) aşıyor. Enflasyon karşısında sabit kalan maaşlar, çalışmanın veya eğitim almanın doğrudan maliyetini karşılayamaz hale geldi.
Toplu taşıma eksikliği ve reel ücretlerin erimesi
Güney Lübnan İşçi ve Çalışan Sendikaları Federasyonu Başkanı Abdullatif et-Tiryaki, petrol ürünlerindeki artışın hem emekçiyi hem de esnafı ezdiğini vurguladı. Ülkede bölgeler arası düzenli işleyen entegre bir toplu taşıma ağının bulunmadığına dikkat çeken Tiryaki; halkın şahsi araca, taksiye ya da sınırlı sayıdaki minibüslere mecbur kaldığını kaydetti. Sendika, ticari taksi şoförlerine yönelik özel akaryakıt sübvansiyonu ve vergi muafiyeti getirilmesini talep ediyor.
Ekonomist Velid Ebu Süleyman ise yol masraflarının artık yan bir harcama kalemi değil, “reel ücretin” doğrudan belirleyicisi olduğunu ifade etti. Maaşların nominal olarak artsa dahi işe gidiş-geliş maliyetleri düşüldüğünde elde kalan paranın temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Ebu Süleyman; Dünya Bankası’nın 2026 yılı için öngördüğü yüzde 17,5’lik enflasyon ve yüzde 6,4’lük ekonomik daralma tahminlerinin alım gücünü daha da aşağı çekeceğini hatırlattı.
Ulaşım sektörü kontak kapatıyor
Tırmanan krizin ardından Kara Taşımacılığı Birlikleri ve Sendikaları, çarşamba günü ülke genelinde genel grev ve oturma eylemi başlatma kararı aldı. Ulaşım sektörünün korunması ve daha önce varılan anlaşmaların uygulanması talebiyle kontak kapatmaya hazırlanan sektör temsilcileri, hükümetten acil müdahale bekliyor. Grevin, hayat pahalılığı ve savaşın gölgesinde sonbahara giren ülkede sokaktaki sosyal tansiyonu daha da artırması bekleniyor.




















