Kudüs Valiliği, radikal Yahudi örgütlerinin çağrısıyla perşembe günü Mescid-i Aksa’ya yönelik tarihin en büyük baskın girişiminin planlandığını duyurarak acil uyarıda bulundu. Söz konusu eylemin, “Tapınağın Yıkılışı” adı verilen sözde yıl dönümü bahanesiyle organize edildiği belirtildi.
Rekor katılım hedefi ve resmi politika
Valilik tarafından yapılan açıklamada, bu planlı eylemlerin yalnızca marjinal grupların bir faaliyeti olmadığının, aksine İsrail’in resmi politikalarının bir parçası haline geldiğinin altı çizildi. İstatistikler, baskınlara katılan yerleşimci sayısının yıllara göre katlanarak arttığını ortaya koyuyor:
-
2022-2023: Yaklaşık 2 bin 200 kişi
-
2024: 3 bin kişi
-
2025: 4 bin kişi
-
2026 hedefi: 5 bin kişi
Bu artış eğiliminin, İsrail parlamentosunda (Knesset) düzenlenen ve çok sayıda bakan ile milletvekilinin katıldığı “Cebel-i Haç/Tapınak Dağı’nda ilerleme” konulu konferanslarla da desteklendiği, oturumlarda statükoyu değiştirme çağrılarının açıkça dile getirildiği vurgulandı.
Tarihi statüko ve hukuki zemin tehdit altında
Kudüs Valiliği, Mescid-i Aksa’nın 144 dönümlük tamamının yalnızca Müslümanlara ait İslamî bir ibadethane olduğunu hatırlattı. Osmanlı dönemine dayanan ve 1856 Paris Konferansı ile uluslararası alanda tanınan “Mevcut Durum” (Status Quo) anlaşmasının, kutsal mekânlardaki her türlü statü değişikliğini yasakladığı ifade edildi.
Uzmanlar, radikal örgütlerin hedefinin zaman ve mekan bölünmesi yaratarak Mescid-i Aksa’nın kimliğini kalıcı olarak değiştirmek olduğunu belirtirken, uluslararası topluma bu tehlikeli tırmanışa karşı harekete geçme çağrısında bulunuluyor.



