11 Nisan Salı akşamı ve 12 Nisan Çarşamba sabahı binlerce Müslüman herhangi bir olay olmadan yatsı, teravih ve sabah namazlarını kıldı. İtikafta ibadet edenlere karşı cop, dipçik, plastik mermi ve gaz bombalarıyla saldırıların ve gerilimi tırmandıran bir şekilde yerleşimcilerin günlük baskınlarının yaşanması sonucunda Ramazan ayı boyunca büyük bir gerginliğe sahne olunmasının ardından ibadet edenler nihayet barışçıl bir şekilde Mescid-i Aksa’dan ayrılabildi. Yahudilerin Pesah Bayramı sırasında Mescid-i Aksa Külliyesi’nin avlularına günde yaklaşık bin Siyonist yerleşimci giriyordu.

Netanyahu’nun ofisi salı günü yaptığı açıklamada, “konuyla ilgili bir dizi güvenlik istişaresinin ardından, Yahudilerin Ramazan ayının son 10 günü Tapınak Dağı’na girmesinin engelleneceğini” duyurdu. Karar, İsrail’in bayram döneminde çatışmaları azaltmayı amaçlayan uzun süredir devam eden politikasıyla uyumlu olarak alındı.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Tapınak Dağı’nın Yahudilere kapatılması kararının, Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail İç Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı Ronen Bar ve Polis Komiseri Kobi Shabtai tarafından oybirliğiyle verilen tavsiye üzerine alındığı belirtildi.

Karar, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya saldırmaya devam etmesi ve alınan karara karşı çıkılması yönündeki baskısına ve bu kararı ‘barış getirmeyecek, aksine güvenlik durumunu daha da tırmandırmakla tehdit edecek ciddi bir hata’ tanımlamasına rağmen alındı.

Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı habere göre, Ben-Gvir’in Netanyahu’yu eleştirdi ve kararın orada konuşlanmış İsrail polisinin azalması anlamına geleceğini ve bunun da Yahudilerin öldürülmesini kışkırtmak üzere kitlesel gösteriler açısından uygun bir zemin ve hatta Batı Duvarı’nda Yahudilere taşların atıldığı bir durum yaratacağını iddia etti. Ben Gvir, ‘Terörizm bize saldırdığında, teslim olmak yerine muazzam bir güçle karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu’nun Mescid-i Aksa’ya ilişkin açıklaması, Ben Gvir’in endişelerini de ele alıyordu. Açıklamada “Başbakan ve bakanlar, Pesah Bayramı’nın bitişini kutlamak için Çarşamba günü Batı Duvarı’na (El-Burak / El-Aksa Camii bitişiği) ve ona giden yollara kullanacak Yahudileri korumak için gerekli tüm operasyonel güçlerin hazırlanmasını emretti” ifadelerine yer verildi. Buna rağmen Ben Gvir, Netanyahu’nun kararı hakkında kafa karışıklığı yaratmaya çalıştı. Çarşamba günü, Kudüs’ün Eski Şehri’ne giden Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’ya doğru daha fazla ilerlemedi.

İsrail medyası, Kudüs’te hakim olmaya başlayan sükunete rağmen, salı ve çarşamba günleri Mescid-i Aksa’da kılınan namazın herhangi bir olay yaşanmadan sona ermesine rağmen, Kudüs şehrinde güvenlik durumu alarmı olduğunu, şehirde binlerce polis memurunun konuşlandırıldığını belirtti.

İsrailli kaynaklara göre, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya ulaşmasını engelleme kararına rağmen, Tapınak Dağı’nda olanların etkisinin kuzeyden güneye tüm güvenlik alanlarını etkilemesi sonucunda, Mescid-i Aksa’da geçen hafta yaşananlara (Mescid-i Aksa’da çıkan ve Gazze, Lübnan ve Suriye’den roket atılmasına yol açan şiddetli çatışmalara) benzer herhangi bir olayın meydana gelme ihtimalinden korkuluyor.

İsrail güvenlik güçleri, önümüzdeki haftayı gergin bir şekilde bekliyor zira Ramazan ayının sonunda Kadir Gecesi’nde yüzbinlerce Müslümanın Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Güvenlik güçleri Ramazan Bayramı’nın sessizce sona ermesini umuyor. İsrail Kanalı 13, uyarıların ve saldırı girişimlerinin devam ettiğini ve bu nedenle güvenlik durumu alarmının devam ettiğini bildirdi.