Mısır ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler resmi bir barış antlaşmasına dayansa da Tel Aviv’in Doğu Akdeniz’den Afrika Boynuzu’na kadar uzanan stratejik hamleleri Kahire’nin ulusal güvenlik öncelikleriyle doğrudan kesişiyor. Doğal gaz koridorları, Nil suları, Kızıldeniz ticareti ve sınır güvenliğini kapsayan bu nüfuz mücadelesi; doğrudan bir askeri çatışmadan ziyade karmaşık bir jeopolitik, istihbari ve ekonomik rekabet alanı oluşturuyor.
Analistler, Tel Aviv’in uyguladığı stratejiyi bölgesel güç dengelerini çevreleyen bir “çevre doktrini” ve ticaret ağlarına hükmetme yarışı olarak tanımlıyor.
Doğu Akdeniz’de enerji ve ihracat yarışı
Doğu Akdeniz havzasındaki rekabet, doğal gazın Avrupa pazarlarına hangi rota üzerinden taşınacağı sorusunda düğümleniyor. Mısır, 2014 yılından bu yana Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile kurduğu ortaklıklar sayesinde İdku ve Dimyat sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerini kullanarak bölgesel bir enerji merkezine dönüşmeyi hedefliyor.
İsrail ise Mısır topraklarını baypas edecek EastMed boru hattı gibi doğrudan Avrupa bağlantılı projeleri gündemde tutmaya devam ediyor. Taraflar, merkezi Kahire’de bulunan Doğu Akdeniz Gaz Forumu çatısı altında bir arada bulunsa da İsrail gazının Mısır tesislerinde işlenmesi gerekliliği ile bağımsız ihracat rotaları arayışı, iş birliği ve rekabeti aynı anda barındıran hassas bir denge ortaya koyuyor.
Nil suları ve Somaliland üzerinden kuşatma riski
İsrail-Mısır hattındaki en hassas başlıklardan birini Etiyopya ile kurulan ilişkiler oluşturuyor. Kahire’nin varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü Rönesans Barajı konusunda İsrail tarafsızlık beyan etse de 2025’te Addis Ababa ile su ve enerji anlaşmaları imzaladı. İsrail’in Etiyopya büyükelçisinin barajı “kalkınma için kritik” olarak nitelendirmesi, Mısır’ın su güvenliği hesaplarında ciddi rahatsızlık yarattı.
Diğer yandan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ın Berbera Limanı çevresinde İsrail’in istihbarat ve güvenlik koordinasyonu sağlama girişimleri, Babülmendep Boğazı ve Süveyş Kanalı rotasını doğrudan etkiliyor. Mısır bu gelişmelere karşılık Mogadişu merkezi hükümetiyle bağlarını sıkılaştırarak Somali’deki Afrika Birliği misyonuna 1000 asker konuşlandırma kararı aldı; Türkiye ve Suudi Arabistan ile bölgesel iş birliği zeminini güçlendirdi.
Sina Yarımadası ve Philadelphi Hattı’nda sınır gerilimi
Mısır ile İsrail arasındaki barış antlaşmasının getirdiği askeri kısıtlamalar, Sina Yarımadası’ndaki fiili gelişmelerle yeni bir evreye girdi. Mısır’ın silahlı gruplarla mücadele kapsamında bölgeye konuşlandırdığı zırhlı birliklerin varlığı devam ederken, İsrail ordusunun Mayıs 2024’te Philadelphi Koridoru’nu kontrol altına alması sınır hattında fiziki bir temas ve güvenlik hassasiyeti oluşturdu.
Mısır ulusal güvenlik uzmanları, İsrail iç politikasında zaman zaman dile getirilen “Mısır kaynaklı güvenlik kaygıları” söyleminin kamuoyu baskısı veya seçim amaçlı araçsallaştırıldığını ifade ediyor. Kahire yönetimi ise ordusunun caydırıcı ve savunma odaklı doktrinini koruyarak barış anlaşmasının getirdiği hukuki çerçeve ile sınır ötesi güvenlik çıkarları arasında çok yönlü bir strateji izliyor.







