Netanyahu ile Trump arasında İran çatlağı: Hedefler uyuşmuyor

İsrail olası İran savaşına hazırlanırken Netanyahu ile Trump arasında operasyonun zamanlaması ve hedefleri kriz yarattı.

Netanyahu ile Trump arasında İran çatlağı: Hedefler uyuşmuyor

ABD Kongre ara seçimleri arifesinde Orta Doğu’da tansiyon yeniden tırmanırken, İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası bir İran askeri harekatına ilişkin stratejik görüş ayrılıkları derinleşiyor. Askeri kanatta operasyonel hazırlıklar ve koordinasyon en üst düzeye çıkarılmış olsa da Başbakan Binyamin Netanyahu ile Başkan Donald Trump arasında savaşın zamanlaması ve temel hedefleri konusunda sert bir fikir ayrılığı yaşanıyor.

İsrail Kanal 12 televizyonunun diplomatik kaynaklara dayandırdığı kulis haberine göre Netanyahu ile Trump arasında oldukça sert bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Netanyahu’nun ABD ara seçimlerinin hemen ardından İran’a yönelik saldırıların başlatılması yönünde baskı kurduğu, Trump’ın ise diplomatik arabuluculuk girişimlerine zaman tanınması gerektiğini belirterek İsrail’in süreci baltalayacak adımlarına karşı çıktığı aktarıldı. İsrail güvenlik bürokrasisinde ise savaş ihtimalinin diplomatik anlaşma şansından çok daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

İsrail’de yüksek alarm ve 3 bin ABD askeri

İsrail ordu çevreleri ve güvenlik birimleri, ABD’nin İran’a yönelik olası saldırısı ya da Tahran’ın bölgedeki Amerikan ve İsrail hedeflerine gerçekleştirebileceği önleyici bir misilleme ihtimaline karşı teyakkuza geçti. İsrail topraklarında konuşlu 3 binden fazla ABD askerinin bulunduğu ve iki ordu arasındaki koordinasyonun en üst seviyeye ulaştığı bildirildi.

Deniz ve hava sahasında da geniş çaplı bir yığınak göze çarpıyor. Umman Denizi’nde konuşlu iki ABD uçak gemisi görev grubuna 12 muhrip ve savaş gemisinin eşlik ettiği, Avrupa ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) harekat alanında ise yaklaşık 190 adet havada yakıt ikmal uçağının teyakkuzda bekletildiği kaydedildi.

Rejim değişikliği mi, sınırlı darbe mi?

İki müttefik arasındaki en temel uyuşmazlık operasyonun nihai hedeflerinde düğümleniyor. Washington yönetiminin öncelikleri şu şekilde sıralanıyor:

  • Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisini garanti altına almak,
  • İran’ın balistik füze ve kamikaze İHA altyapısına darbe indirmek,
  • Uranyum zenginleştirme ve nükleer başlık geliştirme programlarını yıllarca geriye itmek.

Buna karşın Binyamin Netanyahu yönetimi, doğrudan Tahran’daki rejimin devrilmesini hedefleyen kapsamlı bir savaş senaryosunu savunuyor. Ancak İsrail Askeri İstihbaratı ve Hava Kuvvetleri komuta kademesi, yalnızca hava bombardımanlarıyla böylesi bir stratejik dönüşümün sağlanamayacağı görüşünde. İsrail ordusu, Washington’ın sınırlı bir mutabakatla sahadan çekilerek İsrail’i füze kapasitesini koruyan bir İran’la baş başa bırakmasından endişe duyuyor.

Lübnan ve Körfez hattına yayılma riski

Olası bir çatışmanın bölgesel bir yangına dönüşme ihtimali de yakından izleniyor. İran’ın müttefiklerini devreye sokması halinde Hizbullah’ın savaşa dahil olma ihtimalini ciddiyetle ele alan İsrail ordusu; Sur, Sayda ve Nebatiye hattına yönelik kara operasyonları ile Beyrut’un güney banliyölerini denizden vurma ve Lübnan limanlarını abluka altına alma planlarını masada tutuyor.

Eş zamanlı olarak İran’ın Körfez’deki enerji ve iletişim altyapılarını hedef alma riski, savaşı sonlandırmayı son derece zorlaştıracak bir tehdit olarak görülüyor.

İç politikada “hükümet krizi ve savaş” tartışması

İsrail iç siyasetinde ise Netanyahu’nun savaşı kendi siyasi geleceği için kullanmak istediği yönündeki iddialar tansiyonu artırıyor. Yapılan araştırmacı gazetecilik dosyalarında, Netanyahu’nun genel seçimler öncesinde de Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Hava Kuvvetleri Komutanı Omer Tischler’in itirazlarına rağmen orduyu operasyona zorladığı öne sürüldü.

Knesset’te yeni hükümetin kurulamadığı ve koalisyon tıkanıklığının sürdüğü bu dönemde, Netanyahu’nun çatışmaları alternatif bir hükümetin kurulmasını engellemek amacıyla körükleyebileceği uyarısı yapılıyor. Muhalefet lideri Gadi Eisenkot askeri harekatlara yalnızca doğrudan ve yakın bir tehdit bulunması halinde destek vereceğini belirtirken, krizin derinleşmesi durumunda olağanüstü hal hükümeti veya erken seçim formülleri konuşuluyor. Diplomatik masada ise Katar üzerinden yürütülen temaslar henüz bir sonuca bağlanabilmiş değil.

Netanyahu ile Trump arasında İran çatlağı: Hedefler uyuşmuyor
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.