Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) hedef alındığı mali kısıtlamalar ve operasyonel baskılar, Filistin kanadında büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, ajansın tasfiye edilmesi ve yetkilerinin oluşturulması planlanan bir “Barış Konseyi”ne devredilmesi yönündeki girişimlerin doğrudan Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkını ve tarihi davalarını yok etmeyi hedeflediği uyarısında bulundu.
Ajansın maruz kaldığı baskıları “uluslararası düzeyde siyasi bir kriz ve açık bir komplo” olarak niteleyen Sevabite, bu hamlelerin 1948 Nekbe’sinden bu yana yaklaşık 78 yıldır insani yardım sağlayan kurumu işlevsiz kılmayı amaçladığını vurguladı. 8 Aralık 1949’da kurulan ajans; Ürdün, Lübnan, Suriye, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki 58 kampta kayıtlı yaklaşık 6 milyon Filistinliye temel eğitim, sağlık ve barınma desteği sunuyor.
‘Barış Konseyi’ne devir kabul edilemez: Dönüş hakkı kırmızı çizgi
Ajansın uluslararası arenada geleceğinin belirsizleştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Sevabite, UNRWA’nın yalnızca insani yardım dağıtan bir mekanizma değil; Filistin davasının meşruiyetinin ve halkın zorla çıkarıldığı topraklarına dönüş hakkının uluslararası düzeydeki en somut hukuki şahidi olduğunu belirtti.
Sevabite, ajansın yetkilerinin “Barış Konseyi” ya da başka herhangi bir alternatif yapıya devredilmesine yönelik iddiaları kesin bir dille reddederek şu değerlendirmelerde bulundu:
- Bu tür öneriler Filistin halkı için tamamen geçersizdir ve asla kabul görmeyecektir.
- Uluslararası toplum, UNRWA’nın görev yetkisini sahada tavizsiz şekilde korumak ve gerekli mali-siyasi desteği sağlamakla yükümlüdür.
- Filistin halkı hem vatan sınırları içinde hem de diasporada dönüş hakkından hiçbir koşulda feragat etmeyecektir.
Filistin Kurtuluş Örgütü’nden istifa çağrısı: 70 milyon dolarlık açık bahane olamaz
UNRWA yönetiminin bütçe açığını gerekçe göstererek hizmetleri kısma ve çalışanları işten çıkarma planı, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) de sert tepkisini çekti. FKÖ İcra Komitesi Üyesi ve Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Ahmed Ebu Huli, Ramallah’ta düzenlediği basın toplantısında, UNRWA Genel Komiser Vekili Christian Saunders’ın kriz yönetimini eleştirerek görevini yürütemiyorsa istifa etmesi gerektiğini ifade etti.
Ebu Huli, ajansın mevcut mali açığının yaklaşık 70 milyon dolar olduğunu, geçmişte Pierre Krahenbuhl döneminde 400 milyon dolarlık devasa bütçe açıklarının dahi hiçbir personel işten çıkarılmadan aşıldığını hatırlattı. Yaşanan darboğazın mali değil bütünüyle siyasi kaynaklı olduğuna işaret eden Ebu Huli, Filistinli mültecilerin haklarının tasarruf planlarına feda edilemeyeceğini söyledi.
Toplu işten çıkarma endişesi ve kemer sıkma önlemleri
UNRWA Yerel Çalışanlar Birlikleri Genel Konferansı Başkanı Riyad Zeygan, ajans yönetiminin kaynak yetersizliğini öne sürerek tüm faaliyet bölgelerinde kitlesel işten çıkarmalara hazırlandığını duyurdu. Sendika meclisi, bu tasarrufları keyfi işten çıkarma olarak tanımlayarak kararı tanımayacağını ilan etti.
UNRWA Genel Komiser Vekili Saunders ise BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ajansın 2026 yılı içerisinde 100 milyon dolarlık nakit akışı kriziyle karşı karşıya kaldığını ve ilave fon temin edilmemesi halinde operasyonların durma noktasına gelebileceğini açıklamıştı. Ajans bütçeyi dengelemek amacıyla hizmet saatlerinde yüzde 20 kesintiye gitmiş ve yerel personel maaşlarında indirimi kapsayan katı bir kemer sıkma politikası başlatmıştı.
Ekim 2024’te İsrail parlamentosu Knesset’in ajansın faaliyetlerini yasaklayan ve resmi temasları engelleyen kanunları kabul etmesiyle derinleşen kriz, 6 milyon mültecinin temel insani haklarını doğrudan tehdit etmeye devam ediyor.


















