Netanyahu’nun hedefinde arabulucular ve gazeteciler var

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Katar'ı ve Al Jazeera'yı hedef alarak hem diplomasi kanallarını hem gerçeği susturuyor.

Netanyahu'nun hedefinde arabulucular ve gazeteciler var

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin Gazze’deki askeri operasyonlarının yanı sıra yürüttüğü siyasi ve medyatik kampanya, Orta Doğu’daki krizlerin çözümünde hayati rol oynayan arabuluculuk mekanizmalarını ve bağımsız basını doğrudan hedef alıyor. Bölgede çatışmaların dindirilmesi, esir takası ve insani yardımların ulaştırılmasında kilit rol oynayan Katar ile sahadaki yıkımı dünyaya aktaran Al Jazeera televizyonunun sistematik olarak hedef gösterilmesi, uluslararası diplomasi çevrelerinde derin kaygı yaratıyor.

Analistler, Netanyahu’nun Katar’a ve bağımsız gazetecilere yönelik sert tutumunun stratejik bir zorunluluktan ziyade, koalisyon hükümetinin bekasını sağlamaya ve 7 Ekim sonrası oluşan iç siyasi baskıyı hafifletmeye dönük bir “dikkat dağıtma taktiği” olduğunu vurguluyor.

Katar’ın diplomatik mimarisi ve sessiz diplomasinin gücü

Doha yönetimi, uzun yıllardır ideolojik uçlardaki aktörleri dahi dolaylı diyalog zemininde buluşturabilen az sayıdaki küresel diplomasi merkezinden biri konumunda bulunuyor. ABD yönetimlerinin açık talebi ve koordinasyonuyla Hamas’ın siyasi ofisine ev sahipliği yapan Katar; geçmişte Washington’ın Taliban ile yürüttüğü tahliye görüşmelerinde ve İran ile yapılan dolaylı temaslarda vazgeçilmez bir köprü vazifesi gördü.

7 Ekim 2023 sonrasında da Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari öncülüğünde yürütülen mekik diplomasisi somut sonuçlar üretti:

  • Kasım 2023 insani mutabakatı: 100’den fazla rehinenin ve Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını sağlayan ilk büyük ateşkes tesis edildi.
  • İnsani koridorlar: Yabancı ülke vatandaşlarının tahliyesi ve acil tıbbi yardımların Gazze’ye sevkiyatı organize edildi.
  • Müzakere çerçeveleri: Tarafların doğrudan aynı masaya oturmayı reddettiği dönemlerde bile dolaylı diyalog kanalları canlı tutuldu.

Günah keçisi arayışı ve koalisyon hesapları

Tüm bu kazanımlara rağmen Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyon ortakları, Doha’yı kamuoyu önünde “sorun kaynağı” olarak niteleyerek hedef tahtasına koydu. Siyasi gözlemciler, Gazze’de kalıcı bir ateşkese varılmasının aşırı sağcı bakanların hükümetten çekilmesine yol açacağını, bu nedenle İsrail yönetiminin anlaşma imzalamaktan kaçınmak için arabuluculuk masasını itibarsızlaştırmaya çalıştığını belirtiyor.

Öte yandan, Katar’ın yıllarca Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine Birleşmiş Milletler gözetiminde ulaştırdığı yakıt ve nakit desteklerinin bizzat geçmiş Netanyahu kabineleri tarafından onaylandığı gerçeği görmezden gelinerek revizyonist bir propaganda yürütülüyor.

Sahadaki tanıklara sansür: Al Jazeera’ya yönelik yasak

Diplomasi masasına yönelik baskı, sahadaki gerçekleri aktaran gazetecilere uygulanan sansür ve fiziksel tehditlerle eş zamanlı ilerliyor. İsrail hükümeti, Mayıs 2024’te yürürlüğe koyduğu olağanüstü hâl yasasıyla Al Jazeera’nın ülkedeki faaliyetlerini yasakladı, ofislerini bastı ve yayın ekipmanlarına el koydu.

Yabancı muhabirlerin Gazze Şeridi’ne bağımsız girişine izin verilmediği bir ortamda, yerel Filistinli gazetecilerin susturulması sivil can kayıplarının ve olası savaş suçu delillerinin dünya kamuoyundan gizlenmesi sonucunu doğuruyor. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) verilerine göre bölgedeki çatışmalarda 200’ü aşkın medya çalışanı yaşamını yitirirken, uluslararası hukuk uzmanları yayın organlarının “düşman unsur” ilan edilmesinin basın çalışanlarını açık hedef hâline getirdiği konusunda uyarıyor.

Washington açısından stratejik ikilem

ABD yönetimi için İsrail’in güvenliğini desteklemek ile Katar’ın sunduğu diplomatik ve askeri altyapıyı korumak arasında belirgin bir gerilim yaşanıyor. Katar, ABD’nin NATO dışı önemli müttefiki statüsünde bulunuyor ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) ileri karargâhına ev sahipliği yapan El Udeyd Hava Üssü’nü barındırıyor.

Amerikan rehinelerin kurtarılması ve bölgedeki tırmanmanın önlenmesi doğrudan Katar’ın arka kapı diplomasisine bağlıyken, Netanyahu’nun arabulucuları hedef alan söylemleri ABD’nin bölgesel gerilimi düşürme stratejisini zora sokuyor. Uluslararası uzmanlar, hem müzakere masasını kuran diplomatların hem de sahadaki kamerayı tutan gazetecilerin korunmaması hâlinde bölgesel barış umutlarının tamamen tükeneceğini vurguluyor.

Netanyahu’nun hedefinde arabulucular ve gazeteciler var
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.