Suriye’nin ABD tarafından “teröre destek veren devletler” listesinden çıkarılmasına yönelik süreçte kritik bir yasal engel daha aşıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın temmuz ayındaki NATO zirvesinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’ya ilettiği kararın ardından, ABD Kongresi’ne tanınan 45 günlük yasal itiraz ve inceleme süresi herhangi bir engelleme olmaksızın sona erdi.
Kongre sürecinin ardından yürütme aşaması
Suriye Dışişleri Bakanlığı ABD İşleri Danışmanı Cihad Makdisi, Kongre’ye tanınan inceleme süresinin dolmasıyla sürecin en önemli prosedürel aşamalarından birinin tamamlandığını açıkladı. Kararın otomatik olarak değil, resmi yürütme adımlarıyla devreye gireceğini belirten Makdisi, kararın Federal Sicil’de (Federal Register) ve ABD Dışişleri Bakanlığı resmi kanallarında yayımlanmasıyla nihai halini alacağını bildirdi.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun imzasının ardından ABD Dışişleri, Hazine ve Ticaret bakanlıkları arasında koordinasyon sağlanarak listeye bağlı yaptırımların kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor.
Kaldırılması beklenen temel kısıtlamalar
Eski diplomat ve araştırmacı Bassam Barbandi’nin değerlendirmelerine göre, listenin iptaliyle Suriye üzerindeki üç ana ambargo hafifletilecek:
-
Askeri ve savunma ürünleri: ABD’nin doğrudan askeri malzeme ve ekipman tedarikine yönelik yasakların gözden geçirilmesi.
-
Teknoloji ve çifte kullanımlı ürünler: Bilgisayar, elektronik aksam ve hem sivil hem askeri amaçla kullanılabilecek teknolojilerin ihracatına uygulanan kısıtlamaların esnetilmesi.
-
Ticari ve mali engeller: Ticaret Bakanlığı mevzuatındaki engellerin kaldırılarak uluslararası şirketlerin Suriye ile ticaret yapmasının önünün açılması.
Küresel finans sistemine entegrasyon ve yeniden imar
Ekonomi uzmanları, kararın sembolik ve siyasi boyutunun ötesinde Suriye ekonomisine doğrudan can suyu olacağını belirtiyor. Ülkenin 1979 yılından bu yana bulunduğu terör listesinden çıkarılması, küresel finans kuruluşları ve uluslararası bankalar nezdindeki yüksek risk ve uyum baskısını hafifletecek.
Suriye’nin yeniden imar sürecinde ihtiyaç duyduğu doğrudan yabancı yatırımların ve finansal transferlerin önündeki yasal blokajların kalkması, ülkenin küresel ticaret ağına yeniden entegre olması açısından dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.



