ABD Başkanı Donald Trump ve Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ekonomisini hedef alan ve bugüne kadar görülmemiş sertlikte yeni yaptırım paketlerinin devreye sokulacağını açıkladı. Bölgesel çatışmaların altıncı ayında Hürmüz Boğazı’nda petrol akışının neredeyse durma noktasına gelmesiyle birlikte Washington, Tahran yönetiminin finansal ve ticari kanallarını tamamen kesmeyi amaçlayan yeni mekanizmalar üzerinde çalışıyor.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlangıcından bu yana binden fazla kişi, gemi ve uçağa yaptırım uygulayan ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), son adımlarla İran’ın gölge petrol filosunu, nakliye sigorta şirketlerini ve yaklaşık 500 milyar dolar değerindeki kripto para varlığını dondurmuştu. Uzmanlar, masadaki yeni ve daha agresif seçenekleri değerlendiriyor.
Çin rafinerileri ve bankaları hedef tahtasında
İran petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın alan Çin’de, “çaydanlık” (teapots) olarak adlandırılan bağımsız rafineriler hedefteki ana aktörler arasında yer alıyor. Çin’in toplam rafineri kapasitesinin dörtte birini oluşturan bu tesisler, ABD finans sistemiyle sınırlı bağları nedeniyle geçmiş yaptırımlara karşı direnç gösterse de yeni ikincil yaptırımların odağında bulunuyor.
Washington yönetimi ayrıca, İran bağlantılı milyarlarca dolarlık para transferlerine aracılık ettiği şüphesiyle iki büyük Çin bankasını uyardı. Bu kurumlara yönelik olası yaptırımların küresel finans sisteminde ciddi sarsıntılara yol açabileceği belirtilirken, Pekin’in kritik maden ihracatını kısıtlayarak misilleme yapma ihtimali Beyaz Saray’ı temkinli adımlar atmaya zorluyor.
Köstebek vurma taktiği ve alternatif tedbirler
Yaptırım uzmanları, paravan şirketlerin kapatılıp yerine yenilerinin açılmasını ünlü “köstebek vurma” (whack-a-mole) oyununa benzetiyor. Tahran’ın petrol karşılığı ithalat amacıyla kurduğu yeni şirketlerin tespit edilerek engellenmesi, havacılık sektörüne dönük kısıtlamaların artırılması ve döviz transferi sağlayan aracıların devre dışı bırakılması hedefleniyor.
Kara ablukası ve ikincil gümrük tarifeleri
Deniz ticaretindeki kısıtlamaların ardından masaya gelen en tartışmalı başlıklardan birini kara ablukası oluşturuyor. Türkiye, Irak, Pakistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Ermenistan gibi sınır komşularının iş birliğini gerektiren bu plan, dağlık ve geniş sınır hattının denetim zorlukları nedeniyle lojistik açıdan uygulanması en güç seçenek olarak görülüyor.
Öte yandan ABD Senatosu’ndan geçen yeni yasa tasarısı, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkelere yönelik ek gümrük vergileri getirme yetkisini genişletmeyi öngörüyor. Tasarının Temsilciler Meclisi’ndeki onay süreci beklenirken, Tahran yönetimi yaptırımlara iştirak edecek tüm ülkelere karşı sert karşılık verileceği uyarısında bulunuyor.



