ABD merkezli dijital medya ağı The Young Turks’ün (TYT) kurucusu ve tanınmış yayıncı Cenk Uygur, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yönelik çok sert açıklamalarda bulundu. Uygur, Filistinli tutukluların idam edilmesi amacıyla cezaevlerinde özel infaz bölümleri ve darağaçları inşa ettiren Ben-Gvir’i doğrudan “seri katil” ve “terörist” olarak tanımladı.
Darağaçları ve ayrımcı infaz yasaları
Programda sunucu John Iadarola ile birlikte Ben-Gvir’in yeni idam tesisini tanıttığı görüntüleri değerlendiren ikili, adımı modern faşizmin ve Nazi uygulamalarının açık bir tezahürü olarak yorumladı:
-
İzleme platformlu darağaçları: Cezaevinde kurulan infaz alanında, İsrailli ailelerin asılma anını doğrudan izleyebilmesi için özel seyir tribünlerinin hazırlandığı görüldü.
-
Ayrımcı yasa tasarısı: Yürürlüğe sokulan idam düzenlemesinin yalnızca “İsrail devletinin varlığını inkâr etme kastı” taşıyan suçları kapsaması sebebiyle doğrudan Filistinlilere yönelik ayrımcı bir ceza mekanizması oluşturduğu, Yahudi vatandaşların bu kapsam dışında tutulduğu vurgulandı.
-
Askeri yargı yetkisi: İdam kararlarının sivil yargı yerine askeri mahkeme hakimlerinin inisiyatifine bırakıldığı hatırlatıldı.
“23 binden fazla çocuğun ölümünden sorumlu”
Cenk Uygur, Ben-Gvir’in politikalarını ve Gazze’deki uygulamalarını Nazi Almanyası’nın ideolojisiyle kıyaslayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu adam kelimenin tam anlamıyla bir seri katil. Gazze’de 23 binden fazlası çocuk olmak üzere on binlerce sivilin katledilmesinde başrol oynadı ve bunu açıkça sevinçle kutladı. ‘Filistinliler insan değildir’ diyorlar; bu doğrudan Nazilerin kullandığı dildir.”
İsrail cezaevlerinin uluslararası insan hakları örgütlerince birer “işkence kampına” dönüştüğünün belgelendiğini belirten Uygur, aylarca bağlı tutulan tutukluların uzuvlarının kesilmek zorunda kalmasını Nazi doktoru Josef Mengele’nin yöntemlerine benzetti.
ABD ana akım medyasına ve siyonizme eleştiri
Bölgeden dönen Amerikalı gönüllü doktorların, keskin nişancıların çocukları doğrudan hedef aldığına dair tanıklıklarına değinen Uygur, Amerikan ana akım medyasının sessizliğini ve İsrail hükümetini eleştirmekten kaçınmasını sert sözlerle kınadı.
Musevilik inancı ile siyasi Siyonizm ideolojisinin birbirinden kesin çizgilerle ayrılması gerektiğini vurgulayan yayıncı; etnik üstünlükçü fanatik milliyetçiliğin İsrail’i geri dönülemez ve karanlık bir faşizme sürüklediğini ifade etti.



