1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. İsrail’den Türkiye’ye karşı söylem değişikliği: Tansiyon neden düştü?

İsrail’den Türkiye’ye karşı söylem değişikliği: Tansiyon neden düştü?

İdlib'deki Ebu Zuhur saldırısı sonrası tırmanan İsrail-Türkiye geriliminde Tel Aviv geri adım attı; askeri ve diplomatik dengeler değişti.

İsrail'den Türkiye'ye karşı söylem değişikliği: Tansiyon neden düştü?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail ile Türkiye arasında Suriye sahasında yaşanan askeri ve siyasi gerilimin ardından Tel Aviv yönetiminin söyleminde dikkat çekici bir yumuşama kaydedildi. İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Havalimanı’na düzenlediği hava saldırısı, iki ülke arasındaki örtülü kırmızı çizgileri açık bir diplomatik krize dönüştürdü.

Saldırının, Türkiye’nin üste askeri varlık göstermesini engellemek amacıyla yapıldığı öne sürülürken Ankara, iddiaları yalanlayarak Şam yönetimiyle iş birliğinin güvenlik ve istikrar odaklı olduğunu bildirdi.

Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığına “asla müsamaha gösterilmeyeceği” yönündeki sert açıklamaları, güvenlik birimleri arasında doğrudan bir çatışma riskine dair endişeleri artırdı.

ABD diplomasisi ve Golan çıkışı dengeleri sarstı

Tansiyonun yükseldiği noktada Washington’dan gelen açıklamalar krizin seyrini değiştirdi. ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırının İsrail istihbaratı (Mossad), ordu ve başbakanlık arasındaki bir koordinasyon eksikliği ve yanlış anlamadan kaynaklandığını belirtti.

Barrack’ın hemen ertesi gün İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki varlığını “uluslararası hukuka aykırı bir işgal” olarak nitelendirmesi, Tel Aviv üzerindeki baskıyı artırdı. Beyaz Saray’ın bölgede Türkiye gibi bir NATO müttefikiyle doğrudan bir çatışma istemediğini netleştirmesi, İsrail karar vericilerini geri adım atmaya zorladı.

Tel Aviv’in geri adım atmasına yol açan 3 temel etken

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın “Türkiye ile gerilimi tırmandırmakta hiçbir çıkarımız yok” açıklamasıyla tescillenen politika değişikliğinde üç ana faktör öne çıkıyor:

  • ABD baskısı ve diplomatik fren: Washington’ın bölgede yeni bir cephe açılmasını engellemeye dönük perde arkası temasları.

  • Çok cepheli savaş yorgunluğu: İsrail güvenlik bürokrasisinin ve ordusunun, halihazırda süren çatışmaların ortasında güçlü bir bölgesel aktör olan Türkiye ile karşı karşıya gelmeyi rasyonel bulmaması.

  • Stratejik maliyet ve caydırıcılık sınırı: Askeri gerilimi sürdürmenin sahada Ankara’yı caydırmaya yetmeyeceğinin ve olası bir doğrudan çatışmanın ağır maliyetler doğuracağının anlaşılması.

Taktiksel sükunet ve sahadaki pozisyon arayışı

İsrail basınında yer alan askeri değerlendirmeler, “açık bir savaşın en son ihtiyaç duyulan senaryo olduğu” görüşünde birleşiyor.

Uzmanlar, Tel Aviv’in söylemdeki geri adımını Türkiye’nin Suriye’deki varlığını kabullenmekten ziyade; sahadaki riskleri yönetmek, mevcut operasyonel hareket alanını korumak ve kontrolsüz bir sıcak çatışmadan kaçınmak için atılmış taktiksel bir sükunet adımı olarak yorumluyor.

İsrail’den Türkiye’ye karşı söylem değişikliği: Tansiyon neden düştü?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.