İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, ABD ile yaşanan askeri çatışmanın “hemen bugün” sona erdirilmesi yönünde yaptığı açık çağrı, Tahran yönetiminin karar alma mekanizmalarındaki derin görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkardı. Başkent Tahran’da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Pezeşkiyan, ülkenin güçlü ve onurlu bir konumdayken savaşı noktalamasının en doğru seçenek olduğunu vurguladı.
Ekonomik tablonun ağırlaştığına, petrol gelirlerinin düştüğüne ve sanayi tesislerinin zarar gördüğüne işaret eden Pezeşkiyan, “Sonsuza kadar savaş durumunda kalamayız. Ülkeyi ne savaş ne barış halinden kurtaracak bir karar verilmelidir. Kenarda oturup hükümetin şartlarını bilmeden konuşanlar var” diyerek hem müzakere karşıtlarını eleştirdi hem de haziran ayında ABD ile imzalanan mutabakat zaptını savundu.
Hükümet ile Devrim Muhafızları arasında çift seslilik
Pezeşkiyan’ın diplomatik çözümü önceleyen tavrına karşılık, Devrim Muhafızları Ordusu ve askeri kanat bölgedeki gerilimi tırmandıran açıklamalarını sürdürüyor. İran Ulusal Yüce Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin ekonomik yaptırımlarına destek veren her ülkenin “düşman” kabul edileceğini belirterek, Washington’ın adımlarına karşı gerekirse bölgedeki petrol ve ticaret tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu.
Saha ve diplomasi arasındaki bu uçurum, özellikle Hürmüz Boğazı müzakerelerinde tıkanmaya yol açıyor. Diplomatik heyetin uzlaşma arayışlarına karşın Devrim Muhafızları, boğazdan geçiş ücreti alınması ve ABD’nin petrol ablukasını koşulsuz kaldırması gibi sert şartlar öne sürerek su yolunu kapalı tutma ısrarını koruyor.
7 saatlik kritik görüşme ve liderlik krizi
Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre Pezeşkiyan, istifa resti çekerek İran Dini Lideri Mücteba Hamaney ile yaklaşık 7 saat süren olağanüstü bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak bu temas da hükümet kanadı ile sertlik yanlısı askeri klik arasındaki görüş ayrılıklarını gidermeye yetmedi.
Arap arabulucular, eski dini lider Ali Hamaney’in çatışmaların başında hayatını kaybetmesinin ardından yerine geçen Mücteba Hamaney’in kurumlar arasında yeterli dengeyi kuramadığını ve Tahran’daki diplomatik müzakerecilerin kararları uygulama yetkisinin sınırlandığını ifade ediyor.
İran anayasasına göre son söz kimde?
İran anayasasının 176. maddesi uyarınca Ulusal Yüce Güvenlik Konseyi’ne Cumhurbaşkanı başkanlık etse de 110. madde kapsamında savaş, barış ve nihai stratejik kararlarda mutlak onay yetkisi Dini Lider’e ait bulunuyor.
Eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai’nin konsey sekreterliğine getirilmesi karar merkezindeki askeri ağırlığı artırırken, Pezeşkiyan iç bölünmenin doğrudan dış güçlerin işine yarayacağı uyarısını yineleyerek barış yanlısı hattı korumaya çalışıyor.



