Sudan’da devam eden silahlı çatışmalar, ülkenin ekonomik ve finansal yapısında derin bir bölünmeye yol açtı. Sudan hükümeti ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altındaki bölgeler arasında nakit akışı, ödeme alışkanlıkları ve döviz kurlarında ciddi uçurumlar meydana gelirken; yerel para birimi Sudan cüneyhindeki değer kaybı ve hayat pahalılığı tarihi seviyelere ulaştı.
Hükümet kontrolündeki alanlarda dolar kuru karaborsada 6 bin cüneyh seviyesini aşarken, resmi bankacılık sisteminde 4 bin 500 cüneyh bandında işlem görüyor. İthalat ve temel harcamaların yabancı para birimlerine endeksli olması, dövizdeki bu makas farkının tüketiciye doğrudan zam olarak yansımasına neden oluyor.
HDK bölgelerinde bankacılık sistemi ve nakit krizi
HDK kontrolündeki Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala gibi şehirlerde ticari hayat, merkez bankası tarafından tedavülden kaldırılan eski banknotlar üzerinden dönüyor. Düzenleyici bir bankacılık sisteminin bulunmayışı para piyasalarında istikrarsızlığı körüklüyor.
Ekonomik analistler ve uzmanlar sahadaki durumu şu temel etkenlerle açıklıyor:
Para Biriminde Yüzde 400 Erime: Sudan cüneyhinin hızla değer kaybetmesi vatandaşların alım gücünü neredeyse tamamen yok etti.
Sahte Döviz İddiaları: Eski bir Sudan Merkez Bankası Başkanı, HDK bölgelerinde doların yüzde 25 daha ucuz görünmesinin en önemli nedeninin piyasadaki sahte döviz bolluğu olduğunu ve tüccarların cüneyhi tercih ettiğini belirtti.
Fiziki Nakit (Cash) Darlığı: Savaş süresince çok sayıda bankanın yağmalanması nedeniyle piyasada cüneyh kıtlığı yaşanıyor; dövizini doğrudan nakit paraya çevirmek isteyenler daha düşük kurlara razı olmak zorunda kalıyor.
Dış Finansman Faktörü: HDK’nin döviz ihtiyacını dış kaynaklardan karşılaması nedeniyle kontrol ettiği bölgelerde döviz talebinin görece düşük kaldığı, hükümetin ise gıda, yakıt ve yeniden inşa harcamaları sebebiyle döviz baskısıyla karşı karşıya olduğu vurgulanıyor.
Para reformu ve kapsayıcı çözüm çağrısı
Ekonomist Dr. Muhammed en-Nayer, iki bölge arasındaki kur farkının ekonomik bir istikrar göstergesi olmadığını, tamamen likidite krizinden kaynaklandığını belirtti.
Hükümete ulusal para biriminin değişim sürecini hızlandırma çağrısında bulunan uzmanlar; yalnızca sıfır atmak yerine banknot yapısının küçük kupürleri de kapsayacak biçimde yenilenmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca para değişim sürecinin, HDK denetimindeki bölgelerde yaşayan sivillerin birikimlerini kaybetmesine yol açmayacak, finansal haklarını koruyacak adil bir mekanizmayla yürütülmesi gerektiğinin altı çiziliyor.






















