Körfez bölgesindeki hisse senedi piyasaları, küresel petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmenin desteğiyle haftanın ilk işlem gününü ağırlıklı olarak primli tamamladı. ABD yönetiminin İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik yeni ekonomik yaptırım tehditleri, küresel ham petrol arzının önümüzdeki haftalarda daha da daralabileceği beklentisini güçlendirerek enerji piyasalarını ve bölge borsalarını hareketlendirdi.
Brent petrolün varil fiyatı 94,39 dolar seviyesinde dengelenirken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili yüzde 0,26 artışla 87,06 dolara yükseldi. Haftalık bazda yüzde 5’in üzerinde değer kazanan petrol kontratları, son bir ayın en yüksek seviyelerine ulaştı.
Suudi Arabistan öncülüğünde genele yayılan primler
Bölgenin en büyük piyasası olan Suudi Arabistan borsası (TASI), temel metaller ve finans hisselerine gelen yoğun alımlarla günü yüzde 1,1 artıda kapattı.
Körfez ve bölge borsalarında öne çıkan piyasa hareketleri şunlardır:
-
Suudi Arabistan: Al Rajhi Bank hisseleri yüzde 2,1, madencilik devi Ma’aden yüzde 4 prim yaptı. Ulusal deniz taşımacılığı şirketi Bahri ise yüzde 9,5 sıçrayarak 37,30 riyalle son 20 yılın en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. JODI verilerine göre Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı haziranda günlük 3,99 milyon varile yükseldi.
-
Katar: Katar Borsası; telekomünikasyon, finans ve enerji sektörlerindeki kazanımlarla yüzde 0,1 yükseldi. Qatar National Bank (QNB) hisseleri yüzde 1,6, Nakilat ise yüzde 1,5 değer kazandı.
-
Mısır: Körfez dışındaki Mısır Borsası (EGX30), CIB ve Telecom Egypt öncülüğünde yüzde 1,1 artış kaydederek yükseliş serisini ikinci güne taşıdı. Telecom Egypt, FTSE Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne dahil edileceğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı ve küresel arz endişeleri
Piyasa uzmanları, ABD’nin deniz ablukası ve yaptırımları nedeniyle İran’ın petrol ihracatının halihazırda kısıtlı olduğunu; ancak tanker trafiğindeki olası güvenlik risklerinin piyasaları tedirgin ettiğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin çatışmalar öncesine kıyasla oldukça düşük seviyelerde seyretmesi, Suudi Arabistan, Irak, BAE ve Kuveyt gibi büyük üreticilerin tedarik zincirinde aksama yaşanabileceği endişesini diri tutuyor. İki ülke arasındaki anlaşma süresinin dolması ve yeni müzakere zemininin oluşmaması, enerji piyasalarında jeopolitik risk priminin yüksek kalmasına yol açıyor.



