Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi’nin devrilen rejimin lideri Beşar Esad’ın kuzeni ve eski Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Atıf Necip hakkında verdiği idam kararı, Suriye genelinde ve sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırdı. Mahkemenin Atıf Necip hakkında yüzüne karşı, Beşar Esad ve kardeşi Maher Esad hakkında ise gıyaplarında verdiği idam kararları, halk tarafından cezasızlık kültürünün sonu olarak değerlendirildi.
Dera’da sevinç gösterileri ve tarihi hesaplaşma
Kararın açıklanmasının ardından, Mart 2011’de devrimin ilk kıvılcımının çakıldığı Dera vilayetinde büyük bir sevinç yaşandı. Bölgedeki camilerden tekbir sesleri yükselirken, halk sokaklara dökülerek kararı kutladı. Atıf Necip, 2011 yılında Dera’da duvarlara rejim karşıtı yazılar yazan 15 çocuğu gözaltına alıp ağır işkencelerden geçirmesiyle tanınıyordu. Suriyeliler için bu karar, 15 yılı aşkın süredir beklenen adaletin ilk somut adımı anlamını taşıyor.
Sivil aktivistler ve kamuoyu temsilcileri, yargılama sonucunu “hakların sahiplerine teslim edildiği tarihi bir gün” olarak nitelendirdi. Kararın ardından Dera sokaklarında ve Adalet Sarayı çevresinde toplanan kalabalıklar, işkence gören ve hayatını kaybedenlerin anısını yaşatacaklarını vurguladı.
Geçiş dönemi adaletinde kritik eşik
Gelişmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Heyeti Başkanı Abdülbasit Abdüllatif, mahkemenin tarihi bir sorumluluğu yerine getirdiğini belirtti. Abdüllatif, bu kararın yolun sonu olmadığını ancak adaletin tecellisi, kurbanların haklarının teslim edilmesi ve hukukun üstünlüğünün tesisi adına son derece önemli bir durak olduğunu ifade etti.
Merkezi Denetleme ve Teftiş Heyeti Başkanı Amer el-Ali ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yıllarca süren baskı, zulüm ve gözyaşının ardından adaletin konuştuğunu vurguladı. El-Ali, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar bir intikam değil; kurbanların hakkı, yaşamını yitirenlerin yakınlarına bir adalet borcu ve baskı gören herkese kanlarının unutulmadığına dair bir mesajdır. Yeni Suriye’de hiç kimse hukukun üstünde değildir.”
Cezasızlık kültürünün sonu
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Atıf Necip’in mahkeme salonuna getirildiği anlar geniş kitleler tarafından takip edildi. Kamuoyu, verilen kararların yalnızca başlangıç olduğunu belirterek, savaş suçlarına ve insan hakları ihlallerine karışan tüm rejimi unsurlarının kapsamlı bir geçiş dönemi adaleti mekanizmasıyla yargılanması çağrısında bulundu.



