Suriye’de devrik lider Beşşar Esad’ın kuzeni ve eski güvenlik yetkilisi Atef Necip hakkında mahkeme kararını açıkladı. 2011 yılında Deraa’da çocukların tutuklanması ve işkence görmesiyle ülkedeki ayaklanmaların fitilini ateşleyen isim olarak bilinen Necip, işlenen ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle cezalandırıldı.
Deraa olayları ve devrimin kıvılcımı
1960 yılında Lazkiye’nin Ceble kentinde dünyaya gelen Atef Necip, Humus Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra istihbarat teşkilatında çeşitli üst düzey görevler üstlendi. 2008-2011 yılları arasında Deraa Siyasi Güvenlik Şubesi başkanlığı yapan Necip, Mart 2011’de okul duvarına rejim karşıtı sloganlar yazan 15 çocuğun tutuklanması ve ağır işkencelere maruz kalması sürecinin baş aktörü olarak sivillerin hedefi haline geldi.
Çocukların serbest bırakılması için başvuran ailelere ve bölge kanaat önderlerine karşı sergilediği sert ve uzlaşmaz tutum, Suriye genelinde rejim karşıtı gösterilerin dalga dalga büyümesine yol açmıştı.
Yakalanma süreci ve yargılama aşaması
Aralık 2024’te Esad rejiminin devrilmesinin ardından yeni Suriye yönetimi, eski rejim mensuplarını adalete teslim etmek amacıyla kapsamlı bir arama operasyonu başlattı. Bu kapsamda Lazkiye kırsalında gizlendiği tespit edilen Atef Necip, 31 Ocak 2025 tarihinde güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
2026 yılının nisan ayında uluslararası insan hakları örgütleri ve mağdur yakınlarının katılımıyla başlayan davada Necip; kasten adam öldürme, sistematik işkence, keyfi tutuklama ve insanlığa karşı suç işleme suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı.
Şam’da mahkemeden çıkan tarihi karar
Şam 4. Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanık Atef Necip’in işlediği suçların sabit görüldüğünü bildirdi. Yapılan yargılama sonucunda Necip hakkında idam cezası kararı verildi.
Aynı davada, aralarında devrik lider Beşşar Esad ve kardeşi Maher Esad’ın da yer aldığı firari diğer sanıklar hakkında da idam cezası hükmedildi. Alınan bu karar, eski rejim döneminde işlenen suçların cezalandırılması sürecinde atılan en somut ve kritik adımlardan biri olarak kayda geçti.



