Yemen kıyıları ve açıklarındaki stratejik adalar, yarım binyıldır dünya ticaret rotalarını kontrol etmek isteyen küresel imparatorlukların ve bölgesel aktörlerin çekişme odağında bulunuyor. Sokotra Adası’ndan Babu’l Mendeb Boğazı’na uzanan bu deniz koridoru; Portekizlilerden İngilizlere, Sovyetler Birliği’nden günümüzün deniz güçlerine kadar sayısız jeopolitik rekabetin sahnesi oldu.
Portekiz yayılmasından İngiliz sömürge dönemine
Bölgedeki ilk büyük sömürgeci kırılma, 16. yüzyılın başlarında Portekiz İmparatorluğu’nun Hint Okyanusu ile Kızıldeniz arasındaki ticaret hatlarını ele geçirme hamlesiyle yaşandı. 1507 yılında Kral I. Manuel’in emriyle Sokotra Adası işgal edilerek Müslüman tüccarların baharat yolu üzerindeki etkinliği kırılmak istendi. Ancak yerel direniş, Memlükler ve Gucerat Sultanlığı’nın karşı hamleleri Portekizlilerin adadaki varlığını kısa süreli kıldı.
- yüzyıla gelindiğinde ise sahneye İngiltere çıktı:
- Sokotra müzakereleri: Doğu Hindistan Şirketi adına Kaptan Stafford Haines, buhar makineli gemilerin kömür ikmali için Sokotra’yı satın almak istedi. Ancak Mehra Sultanı Ömer bin Tavari el-Afrar, yüksek mali teklifleri kesin bir dille reddetti.
- Aden’in işgali: Sokotra planı suya düşen İngiltere, 1839 yılında askeri güç kullanarak Aden Limanı’nı ele geçirdi. Kent, Güney Yemen’in bağımsızlığını kazandığı Kasım 1967’ye kadar İngiliz kontrolünde kaldı.
Soğuk Savaş yıllarında askeri rekabet
Süveyş Kanalı’nın 1967 savaşı sonrası kapanması ve İngilizlerin çekilmesinin ardından, bölge Sovyetler Birliği’nin deniz doktrininde merkezi bir yer edindi. Amiral Sergey Gorşkov liderliğindeki Sovyet donanması; Sokotra, Berbera (Somali) ve Aden hattında deniz üsleri, ikmal tesisleri ve ortak askeri tatbikatlar üzerinden Babu’l Mendeb çevresinde kalıcı varlık kurma yoluna gitti.
Babu’l Mendeb ve modern krizler
Babu’l Mendeb Boğazı, günümüzde küresel ticaret hacminin yaklaşık yüzde 12 ila 15’inin, deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde 12’sinin ve küresel konteyner sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir darboğaz konumunda bulunuyor. Bölgenin stratejik önemi nedeniyle Cibuti başta olmak üzere çevre kıyılarda ABD, Çin, Fransa, Japonya ve Türkiye gibi birçok ülkenin askeri tesisleri yer alıyor.
Ekim 2023 sonrasında Yemen’deki Husilerin (Ensarullah) Gazze ile dayanışma gerekçesiyle uluslararası ticari gemileri ve İsrail bağlantılı hedefleri füzeler, kamikaze insansız hava araçları ve deniz araçlarıyla hedef alması, Kızıldeniz trafiğinde derin kırılmalara yol açtı. İsrail’in Eilat Limanı’ndaki ticari faaliyetlerin sert biçimde düşmesine ve deniz taşımacılığı rotalarının Ümit Burnu’na kaymasına neden olan bu saldırılar, beş asırlık jeopolitik gerilimin modern dünyada yeniden alevlendiğini gösteriyor.

















