Çatışmalar dördüncü ayında: Sana ve Saada hedef listesinin başında
Yemen’de meşru hükümet güçleri ile Ensarullah (Husiler) hareketi arasında tırmanan askeri gerilim dördüncü ayına girerken; başkent Sana ve örgütün ana kalesi konumundaki Saada vilayeti, hükümet ordusunun operasyonel hedef listesinin merkezine yerleşti. Hükümet birlikleri, son 24 saat içinde iki dalga halinde düzenlediği hava ve füze saldırılarıyla Husilere ait kritik noktaları vurdu.
Operasyonel tırmanış, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Babülmendep Boğazı ve Batı Sahili kazanımlarını pekiştirmek amacıyla Taiz ve Lahic vilayetlerindeki dağlık alanlara doğru yayılma çabalarına karşılık olarak geldi.
2014’ten bu yana krizin odağı: Sana hattında sürpriz hazırlığı
Eylül 2014’ten bu yana Husilerin denetiminde bulunan başkent Sana, devlet kurumlarını ve siyasi otoriteyi temsil eden stratejik konumuyla 12 yıldır süren savaşın ana ağırlık merkezini oluşturuyor. Hükümet güçlerinin kente doğu yönündeki Nihm cephesinden yaklaşması ve 2020 yılı başında geri çekilmesinin ardından taraflar arasındaki en sert çatışma dalgası son haftalarda yeniden alevlendi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri; Sana ile sınır komşusu olan Marib, el-Beyda ve el-Cevf vilayetlerinde eş zamanlı kara operasyonları başlatarak başkente doğru bir koridor açma hamlesine girişti. Yemen Savunma Bakanı Danışmanı Tümgeneral Semir es-Sabri, resmi televizyona yaptığı açıklamada Sana’nın kurtarılması için nihai kararın alındığını belirterek, “Açıklamayacağımız büyük bir askeri sürpriz hazırlanıyor” ifadelerini kullandı. Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi de devlet otoritesinin Sana dahil tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesinin temel hedef olduğunu vurguladı.
“Yüksek değerli hedefler” vuruluyor
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid en-Nuzeyli, Sana ve Saada’da istihbari olarak belirlenen “yüksek değerli hedeflerin” savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları (SİHA), ağır topçu ve çok namlulu roketatar sistemleriyle vurulduğunu bildirdi. Operasyonların sürdüğü saatlerde hükümet hava savunma unsurları, geçici başkent Aden’deki sivil yerleşim yerlerine yönelen Husi menşeili kamikaze İHA’ları hedeflerine ulaşamadan imha etti.
Husilerin doğduğu bölge olan ve Suudi Arabistan sınırında yer alan Saada vilayetinde ise son dört gündür aralıksız bombardıman icra ediliyor. Bölgenin büyük bölümünün örgüt kontrolünde bulunması, Saada’yı geniş çaplı bir yıpratma harekatının açık hedefi haline getiriyor.
“Saada Husilerin gölge başkenti konumunda”
Askeri ve stratejik güvenlik uzmanı Dr. Ali ez-Zeheb, gerçekleştirilen nokta atışı operasyonların askeri, istihbari ve siyasi ağırlık merkezlerini hedef aldığını vurguladı. Saada’nın artık sıradan bir sınır vilayeti olmadığını belirten ez-Zeheb, kentin askeri karargahlar, güvenlik merkezleri ve istihbarat yapılarıyla Husilerin fiili “gölge başkenti” haline geldiğini ve başkent Sana’nın dahi buradan yönetildiğini kaydetti.
Ez-Zeheb, Sana ve Saada’ya yönelik operasyonların iki temel stratejik amacı bulunduğuna dikkat çekti: İlki harekât sahasını genişleterek Husilerin Taiz ve Marib gibi sıcak temas hatlarına lojistik ve askeri takviye gönderme kabiliyetini felç etmek, ikincisi ise sahada kalıcı bir coğrafi denge değişikliği oluşturmak. İHA gözetleme uçuşları ve yerel saha istihbaratıyla Sana, Saada ve Umran’daki hedef bankasının her geçen gün genişletildiği bildiriliyor.







