Yemen’deki askeri dengeler, sahadaki geleneksel çatışmaların ötesine geçerek istihbarat, uzay gözetleme ve komuta-kontrol ağlarının savaşına evrildi. King’s College London Savaş Çalışmaları Kıdemli Araştırmacısı Navvaf Ubeyd’in Al Jazeera için kaleme aldığı analize göre, daha önce Rus uydu istihbaratı ve İran’ın teknik entegrasyon desteğiyle batı sahilinde ilerleyen Husiler, artık bizzat bu karmaşık sistemin zafiyetleri nedeniyle ağır darbeler alıyor.
Ubeyd, geçmiş dönemde Husilerin sayısal üstünlükten ziyade hasımlarının mevzilenme noktaları, telsiz frekansları ve emir-komuta zincirindeki koordinasyonsuzlukları Rus-İran istihbarat havuzuyla anlık izleyerek Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş güçlerine karşı zemin kazandığını hatırlattı.
Batı Cephesi’ndeki çöküşten çıkarılan dersler
Hükümet yanlısı güçlerin emir-komuta zincirindeki bilgi kirliliği ve hayalet askerler nedeniyle sahadaki mevzi raporlarının merkeze yanlış aktarılması, Suudi Arabistan öncülüğündeki hava unsurlarının “dost ateşi” endişesiyle etkili vuruş yapmasını engellemişti. Bu zafiyetleri istihbaratıyla lehlerine çeviren Husiler sahilde alan kazanmıştı.
Ancak yaşanan bu hezimet, koalisyon güçleri için yeni bir doktrinin başlangıcı oldu. Suudi Arabistan, cephe hattında Suudi, Yemen ve Pakistan askeri uzmanlarından oluşan ortak ileri hava kontrol ekipleri konuşlandırdı. Sahadaki personel sayısı ve teçhizat durumunu bağımsız olarak doğrulayan, şifreli ve yedekli haberleşme kanallarını devreye alan koalisyon, komuta-kontrol mimarisini yeniden inşa etti.
Sana’daki komuta merkezine 19 Eylül darbesi
Husilerin en büyük avantajı olan çok katmanlı destek ağı, aynı zamanda en zayıf noktası haline geldi. Zira bu sistem; güvenli frekanslara, veri füzyon merkezlerine, İranlı teknik danışmanlara ve Sana ile cephe hatları arasında kesintisiz iletişime bağımlı çalışıyor.
19 Eylül akşamı Sana’da İran destekli üst düzey komuta-kontrol merkezini hedef alan hassas hava saldırısı bu bağı kopardı. Çok sayıda üst rütbeli Husi komutanın, askeri danışmanın ve muhabere uzmanının etkisiz hale getirildiği operasyon, karar alma mekanizması ile sahadaki tetikçiler arasındaki koordinasyonu kesti. Komuta kademesinin yer değiştirmek ve kopan irtibatı onarmak için yaydığı elektronik sinyaller ise koalisyonun radar ve sinyal istihbaratına (SIGINT) açık hedef haline geldi.
Sahadaki üstünlükten bilgi savaşına
Gelişmeler, Yemen’deki mücadelenin yalnızca tepe kontrolü ya da askeri mühimmat üstünlüğü değil, sensörler ile ateşleme mekanizmalarını birbirine bağlayan hız ve bilgi savaşı olduğunu ortaya koyuyor.
Riyad yönetiminin son dönemdeki angajman kurallarını sertleştirmesi ve bilgi akışını kesintisiz yönetebilmesi, Husilerin sahada daha önce yakaladığı taktik ivmeyi tekrarlamasını güçleştiriyor. Analistler, yeni dönemde zaferin; kendi haberleşme zincirini koruyup hasmının savaş alanını görmesini engelleyen tarafta olacağını vurguluyor.







