Birleşmiş Milletler (BM), Yemen’de Husiler tarafından alıkonulan personeli Muhammed eş-Şami’nin gözaltı sürecinde hayatını kaybetmesini sert bir dille kınadı. BM Genel Sekreteri António Guterres, henüz aydınlatılamayan ölümün tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için derhal tarafsız, şeffaf ve kapsamlı bir soruşturma açılması çağrısında bulundu.
Gözaltındaki şüpheli ölüm uluslararası tepki topladı
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stéphane Dujarric tarafından yapılan açıklamada, olayın ayrıntılarının henüz netleşmediği ve trajedinin derin bir endişe yarattığı vurgulandı. İnsan Hakları Yüksek Komiserliği bünyesinde görev yapan Muhammed eş-Şami, 6 Haziran 2024 tarihinden bu yana fiili Husi yönetimi tarafından keyfi şekilde cezaevinde tutuluyordu.
Sözcülük, Şami’nin alıkonulduğu ilk günden bu yana BM’nin defalarca bilgi ve hayatta olduğuna dair kanıt talep ettiğini, ancak Husi yetkililerinin bu çağrıları yanıtsız bıraktığını kaydetti. Yaşanan gelişme, örgüt çatısı altında görev yapan personelin Yemen’deki güvenlik koşullarını bir kez daha tartışmaya açtı.
Bir yıl içinde cezaevinde gerçekleşen ikinci ölüm
Resmi BM verilerine göre bu olay, örgüt çalışanlarının Husi kontrolündeki cezaevlerinde yaşamını yitirdiği ilk vaka değil. Şubat 2025’te Dünya Gıda Programı (WFP) bünyesinde çalışan bir personelin yine cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından, Şami’nin ölümü kaydedilen ikinci şüpheli vefat oldu.
BM yönetimi, sahadaki fiili otoritelerden ölümün kesin nedenine ve koşullarına ilişkin ivedilikle resmi ve net yanıtlar talep ediyor.
Diğer BM ve sivil toplum çalışanları için çağrı
Genel Sekreter Guterres, Şami’nin vefatının ardından Husilerin elinde bulunan diğer uluslararası personel için de duyduğu derin kaygıyı dile getirdi. Husiler tarafından alıkonulmaya devam eden 70 mevcut ve 5 eski BM çalışanının yanı sıra, yerel sivil toplum kuruluşları ile insani yardım personelinin güvenliğine dikkat çekildi.
Uluslararası hukuka aykırı tutuklamaların son bulmasını isteyen BM, yıllardır alıkonulan tüm personelin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması yönündeki talebini yineledi. Yemen, 2014 yılında Husilerin başkent Sana ve çevresini kontrol altına almasından bu yana derin bir siyasi kriz ve çatışma ortamına sahne olmayı sürdürüyor.


















