Yemen’de çatışmaların yeniden alevlenmesi ve çatışma hatlarının genişlemesi, ülkedeki insani krizi benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre 22 milyondan fazla insanın acil insani yardıma muhtaç kaldığı ülkede, çatışmaların yoğunlaştığı batı sahil şeridi ile Taiz, Lahic, Marib, el-Cevf ve el-Beyda vilayetlerinden yeni bir kitlesel göç dalgası başladı. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), son haftalarda yerinden edilenlerin sayısının 112 bini aştığını bildirdi.
Kızıldeniz’i aşan tehlikeli kaçış rotası
Çatışmaların yıllardır sürdüğü Yemen’de yaklaşık 4,8 milyon sivil ülke içinde birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kalırken, binlerce kişi de deniz yoluyla Afrika Boynuzu’na geçmeye çalışıyor. Özellikle Zebab, Muha, Babu’l Mendeb ve el-Hoha gibi çatışma bölgelerinden derme çatma teknelerle denize açılan Yemenliler, yakıtın tükenmesi ve teknik arızalar nedeniyle açık denizde sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.
Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni aşarak Cibuti’nin kuzeyindeki Obuk kasabasına ulaşmayı başaran mültecilerin sayısı 3 bini aştı. Yakıtları bittiği için denizin ortasında günlerce kurtarılmayı bekleyen çok sayıda aile, çocuklarıyla birlikte hayatta kalma mücadelesi verdiklerini belirtiyor.
Obuk’taki kamplarda insani dram yaşanıyor
Kıyıya ulaşan sığınmacılar, geçici kabul merkezlerinde kapasite yetersizliği nedeniyle ağır yaşam koşullarıyla karşılaşıyor:
- Barınma ve yatak krizi: Çadır ve kaynak yetersizliği sebebiyle yüzlerce mülteci güneş altında ve açık arazide beton zeminlerde yatmak zorunda kalıyor.
- Temel ihtiyaç eksikliği: Temiz içme suyu, gıda, tıbbi bakım ve hijyen malzemelerine erişimde ciddi tıkanıklıklar yaşanıyor.
- Sağlık riskleri: Sağlık altyapısının çöktüğü bölgede kolera, kızamık, çocuk felci ve dang humması gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski hızla artıyor.
Cibuti hükümetinden acil uluslararası çağrı
Kendi kısıtlı imkanlarıyla gelenleri kabul etmeye devam eden Cibuti makamları, mülteci sayısının hızla tırmanması sebebiyle kapasitelerinin tamamen dolduğunu ilan etti. Cibuti hükümeti, insani yardım kuruluşlarına, Arap ülkelerine ve uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu.
Yetkililer, küçük bir Doğu Afrika ülkesi olan Cibuti’nin bu ağır insani yükü tek başına taşıyamayacağını, bölgeye acil gıda, sahra hastanesi ve barınma yardımı ulaştırılmaması halinde kıyılarda yeni bir trajedi yaşanabileceğini vurguladı.







