Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında haziran ayında imzalanan “İslamabad Mutabakatı” kapsamında belirlenen 60 günlük müzakere penceresi, 17 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla sona eriyor. Askeri operasyonların durdurulmasını ve nükleer program, yaptırımlar ile Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği gibi temel başlıklarda nihai çözüme ulaşılmasını hedefleyen diplomatik süreçte ilerleme sağlanamadı.
Washington’dan benzeri görülmemiş yaptırım tehdidi
Beyaz Saray yetkilileri müzakerelerin fiilen tıkandığını belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump Tahran yönetimine yönelik güçlü bir ekonomik baskı dalgası başlatacaklarını açıkladı. İran’a yönelik deniz ablukasını “çelikten bir duvar” olarak nitelendiren Trump, olası saldırılara misliyle karşılık verileceğini ifade etti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ekonomik tecrit ve kapsamlı finansal kısıtlamaları içeren benzeri görülmemiş yeni bir yaptırım paketinin hazırlandığını duyurdu. Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefere yönelik herhangi bir harç veya kısıtlamanın kırmızı çizgi olduğunu yineledi.
Tahran’dan Hürmüz ve dondurulan varlıklar resti
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 60 günlük sürenin bir ateşkes değil müzakere süreci olduğunu belirterek görüşmelerin yeniden başlamasına dair verilmiş bir karar bulunmadığını aktardı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ise dondurulan İran varlıkları serbest bırakılmadıkça ve bölgedeki savaşlar son bulmadıkça Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını vurguladı.
Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri
İslamabad yönetimi, sürecin tamamen kopmasını engellemek amacıyla taraflar arasındaki diplomatik temaslarını sürdürüyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, arabuluculuk dosyasının kapanmadığını ve sürenin uzatılmasının masadaki seçenekler arasında yer aldığını belirtse de sahadaki askeri ve siyasi yeniden yapılanmalar uzun soluklu bir kriz ihtimalini güçlendiriyor.



