ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürütülen askeri sürecin “çok yakında biteceğini” duyurmasına rağmen yeni operasyon sinyalleri vermesi, Orta Doğu’da tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Washington bir yandan Katar ve Pakistan gibi arabulucular üzerinden diplomatik kanalları açık tuttuğunu belirtirken, sahadaki analistler ve strateji uzmanları olası yeni bir askeri çatışmanın önceki dalgalardan çok daha geniş coğrafyaya yayılan ve yıkıcı bir nitelik taşıyacağı uyarısında bulunuyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine değinen Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah elde etmesini engellemek için rejim değişikliğine ihtiyaç duymadıklarını, karşı taraf müzakereye açık olduğu için şimdilik “nihai darbeyi” vurmadıklarını ancak gerekirse meseleyi askeri yollarla bitireceklerini ifade etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise hiçbir gücün ülkesine teslimiyeti dayatamayacağını vurgulayarak, dini liderliğin sorunların diyalog yoluyla çözümü için hükümete yetki verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve müzakere masasının kurulmasının Tahran’ın şartlarının kabul edilmesine bağlı olduğunu bildirdi.
Cumhuriyetçi stratejist: Tesisler içeriden patlatılabilir
Cumhuriyetçi Parti stratejisti ve eski ABD Hava Kuvvetleri mensubu Eli Bremer, krizin temelinde nükleer dosyanın yer aldığını ve Tahran uranyum zenginleştirmeden tamamen vazgeçip nükleer programını yeniden inşa etmeme taahhüdü vermedikçe askeri seçeneğin kaçınılmaz olduğunu savundu.
Bremer’a göre ABD yönetimi ara seçimlerin ardından çok daha radikal taktikler devreye sokabilir:
- Amfibi çıkarma ve ada işgalleri: Geçmiş bombardımanların İran’ı masaya tam olarak oturtamadığına dikkat çeken uzman, ABD’nin Hark Adası gibi kritik petrol ve lojistik merkezlerine çıkarma yapabileceğini öne sürüyor.
- Özel kuvvetlerle nükleer sabotaj: Ağır bombardıman yerine seçkin özel kuvvet birimlerinin yer altına inşa edilmiş nükleer tesislere sızarak buraları içeriden patlatması masadaki senaryolar arasında bulunuyor.
- Tek taraflı hareket kabiliyeti: İsrail’deki koalisyon kurma krizleri nedeniyle Trump’ın Tel Aviv’in onayını ya da ortaklığını beklemeden doğrudan tek başına operasyon başlatabileceği ifade ediliyor.
Tahran savaşı bölge dışına ve siber alana taşıyabilir
Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Abbas Aslani ise İran’ın bu kez çok daha geniş bir karşı koyma hazırlığı yürüttüğünü belirtti. Aslani’ye göre Tahran, sınırlı bir saldırıya dahi orantısız ve derinlemesine bir yanıt verecek.
İran’ın sadece bölgedeki üsleri hedef almakla yetinmeyeceğini kaydeden Aslani; çatışmanın Batı Asya sınırlarını aşarak ABD’nin askeri, finansal ve dijital altyapılarına yönelik siber ve asimetrik hamlelerle genişletilebileceği konusunda uyardı. İranlı stratejist, 9 aydır süren askeri baskılara rağmen Tahran’ın diz çökmediğini, güven bunalımı aşılmadan ve yaptırımlar kalkmadan nükleer dosyanın ilk adım olarak dayatılmasının krizi kaçınılmaz bir savaşa sürükleyeceğini vurguladı.


















