ABD ve İsrail’in İran çıkmazı: Olası yeni bir harekatın şifreleri

Financial Times, Washington ve Tel Aviv'in İran'a yönelik olası yeni askeri harekat seçeneklerini, mühimmat açığını ve bölgesel riskleri derledi.

featured

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin İran’a karşı başlattığı askeri harekatların üzerinden geçen aylara rağmen, Tahran’daki rejimin ayakta kalması ve balistik füze ile İHA tehdidinin sürmesi yeni bir müdahale ihtimalini tartışmaya açtı. Küresel enerji krizinin Amerikan ara seçimleri öncesinde seçmen baskısını artırdığı bir atmosferde, Washington ve Tel Aviv’den İran’a yönelik yeni hava harekatı tehditleri yükseliyor. İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, eski komutanların ve savunma analistlerinin değerlendirmelerine dayanarak olası bir yeni savaşın sahaya nasıl yansıyacağını masaya yatırdı.

Eski ABD Savunma Bakanı Mark Esper, askeri tehditler savurmanın tek başına caydırıcılık yaratmadığını belirterek, Beyaz Saray’ın ulaşılabilir hedeflere ve net bir stratejiye odaklanması gerektiğini vurguluyor.

Masadaki askeri seçenekler ve sınırlılıklar

Savunma çevrelerinde değerlendirilen olası operasyon senaryoları, dar kapsamlı önleyici vuruşlardan günlerce sürecek geniş çaplı taarruzlara kadar çeşitlilik gösteriyor:

  • Deniz ve Kıyı Unsurlarının Hedef Alınması: ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) eski Komutanı Joseph Votel, en düşük tırmanma riskine sahip seçeneğin Hürmüz Boğazı’ndaki ticari seyrüseferi güvenceye almak amacıyla kıyı radarları, gemisavar füze bataryaları ve kamikaze bot üslerinin vurulması olduğunu belirtiyor. Ancak Tahran’ın bu kapasiteyi kısa sürede yenileyebilme kabiliyeti, stratejik sonucun sınırlı kalacağını gösteriyor.
  • Derin Yeraltı Nükleer Tesisleri: Olası bir harekatın en kritik hedefi olarak “Pickaxe Mountain” (Kazma Dağı) gibi daha önceki operasyonlarda vurulamayan derin yeraltı nükleer tesisleri gösteriliyor. Trump’ın bu tür tahkim edilmiş tesislere karşı konvansiyonel cephaneliğin en güçlü silahı olan “Tüm Bombaların Anası”nı (MOAB) kullanma tehdidi masada olsa da, bombanın hantal ve yavaş bir nakliye uçağı olan C-130 ile taşınması zorunluluğu, İran hava sahasının derinliklerinde uçağı açık bir av haline getiriyor.
  • Geniş Çaplı Yıkım Kampanyası: Günlerce sürecek en sert senaryoda ise Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarına yönelik suikastların yanı sıra rafineriler, fabrikalar ve enerji nakil hatları gibi sivil ve çift kullanımlı altyapıların imhası yer alıyor. İsrail’in geçtiğimiz ay hazırladığı böylesi kapsamlı bir listenin ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e sunulduğu ancak tırmanma endişeleri nedeniyle henüz onaylanmadığı bildiriliyor.

Basra Körfezi’nde misilleme ve küresel enerji tehlikesi

İran uzmanları, Tahran yönetiminin maruz kaldığı ağır ekonomik ve askeri baskıya rağmen rejim direncinin kırılmadığını kaydediyor. İran kanadı ise yeni bir hava akınına karşı yalnızca bölgedeki ve Avrupa’daki ABD üslerini değil; Körfez ülkelerindeki petrol altyapısını, deniz altı fiber optik iletişim kablolarını ve veri merkezlerini hedef alacağı uyarısında bulunuyor.

İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) uzmanı Danny Citrinowicz, enerji tesislerinin doğrudan vurulmasının savaşın karakterini kökten değiştireceğini ve Basra Körfezi’ndeki petrol tesislerinin hedef alınmasıyla küresel akaryakıt fiyatlarında önlenemez bir patlama yaşanabileceğini ifade ediyor.

Füze stokları kritik eşiğin altına indi

Askeri uzmanlar, Washington’ın operasyonel manevra alanını kısıtlayan en temel faktörün azalan hava savunma ve taarruz mühimmatı stoğu olduğuna dikkat çekiyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) yayımladığı analiz verilerine göre, savaş öncesinde 2 bin 300’ü aşan ABD Patriot önleme füzesi envanteri bin adedin altına gerilerken; THAAD füzesi rezervi 450 seviyesinden 280’in altına düştü.

CSIS araştırmacısı Mark Cancian, harcanan Tomahawk seyir füzeleri ve hava savunma cephanesinin yerine konulmasının sanayi altyapısındaki darboğazlar nedeniyle 1 ila 5 yıl arasında süreceğini hatırlatıyor. Pentagon’un Çin ile olası bir Pasifik krizine karşı mühimmat ayırma zorunluluğu, Orta Doğu’da yeni ve ucu açık bir hava harekatını stratejik açıdan yüksek riskli hale getiriyor. Demokrat Kongre Üyesi Jason Crow ise daha fazla askeri tırmanmanın krizi çözeceğini düşünmenin vahim bir yanılgı olduğunu belirterek, Irak ve Afganistan’da yaşanan uzun süreli tıkanmaları hatırlatıyor.

ABD ve İsrail’in İran çıkmazı: Olası yeni bir harekatın şifreleri
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.