İsrail’de yeni hükümetin eylemleri ve Batı Şeria’daki Filistinlilerle ciddi bir gerilimin tırmanma potansiyeli konusunda endişeler artıyor.

Geçen hafta sonu Tel Aviv’de büyük bir hükümet karşıtı protesto düzenlendi. Tel Aviv ve Kudüs için  yeni gösterilerin ise çok yakın olduğu belirtiliyor.

Itimar Ben-Gvir’in Nazi sembolü gösteren Yahudi yerleşimcilere karşı sert tavır alacakları belirtildi. 

Eski başbakan Yair Lapid, önerilen yargı reformlarını “aşırı rejim değişikliği” olarak eleştirdi ve eski savunma bakanı Benny Gantz bunların “iç savaşa” yol açabileceği konusunda uyarıda bulunarak İsraillileri “toplu halde dışarı çıkıp gösteri yapmaya davet etti ve “ülkeyi titretmenin zamanı geldi” dedi.

Karşılıklı suçlamalar ve tehditler, İsrail cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u politikacıları “harareti düşürmeye” çağıran bir bildiri yayınlamaya sevk etti.

Herzog konuşmasında, “İsrail’in Bağımsızlık Bildirgesi değerleri ülkemizin pusulasıdır, zarar görmelerine izin vermem. Bu, İsrail kamusal yaşamında hassas ve patlayıcı bir dönem” dedi.

Filistin-İsrail Gerilimi Artıyor

Yeni hükümetin bir aydan daha kısa bir süre önce kurulmasının ardından hem Batı Şeria-da hem de İsrail’in kendi içindeki gerilim artıyor. 

İngiliz-İsrail düşünce kuruluşu BICOM’un Direktörü Richard Pater, “Yemin etmesinin üzerinden hala üç haftadan az bir süre geçti, ancak yeni hükümet ile muhalefet arasında şimdiden yoğun ve büyüyen bir çatışma gördük. Yeni adalet bakanının açıkladığı ve tam olarak uygulanması halinde yargının gücünü kökten azaltacak ve seçilmiş hükümete sınırsız yetkiler verecek olan planlar, muhalefet grupları arasında öfkeye neden oldu.”dedi. 

Önerilen reformlar, hükümete yargıçların atanması üzerinde kontrol sağlayacak ve İsrail parlamentosu Knesset’in, politikacıların çoğunluğunun lehte oy kullanması halinde mahkemenin iptal ettiği herhangi bir yasayı yeniden yürürlüğe koymasına izin verecek.

Netanyahu, İsrail demokrasisini güçlendirecekleri konusunda ısrar ederek reformları savundu.

Altıncı kez başbakan olan Netanyahu, tarihsel olarak kendisini kabinesinin merkezinde konumlandırmayı seviyor; Ancak bu kez, kendisini sola doğru ve koalisyonundaki güçlü sağcı seslere borçlu gibi görünüyor.

Itimar Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa baskını ve İsrail’in Filistinli sivillere karşı gösterdiği baskı ise gösteri ve protestolarla karşılık buluyor. 

Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’daki kuralları değiştirmek istediğini defalarca söyledi, ancak resmi hükümet çizgisi statükonun devam edeceği yönünde görünse dahi İsrail’in provakatif eylemleri şiddetini tüm kınamalara rağmen arttırıyor.

Üçüncü İntifada

Batı Şeria’da İsrail Savunma Güçleri (IDF) ile Filistinli direnişçiler arasında şiddetli çatışmalar yaygın ve bu çatışmalar özellikle Cenin ve Nablus kasabalarında daha yoğun. İsrail güçleri kamplarda yaşayanlara her gece baskın düzenleyerek halkın psikolojisi üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Gece boyunca Filistinlilerin üzerinde uçak dronlar ise psikolojik harp enstrümanı olarak da kullanılıyor. 

Sky News’ten Alistair Bunkall imzalı haberde üçüncü bir intifanın zor bir olasılık olmasından bahşediyor. Bunkall bunun nedenini ise direniş grupları arasındaki kopukluğa bağlıyor.

Bu düşünceye karşı olarak ise Ortadoğu konusunda birçok analizci, İsrail’in şiddet içeren eylemlerindeki artışın giderek daha fazla öfkeye neden olduğunu ve son olarak Filistin bayrağının yasaklanmasının direniş örgütlerinin bir araya gelerek üçüncü intifadayı başlatacağı görüşünde.