Gazze Şeridi’ndeki mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veren binlerce insan, artan yaz sıcaklıklarıyla birlikte tarihin en zor günlerini yaşıyor. Temel hizmetlerin ve altyapının tamamen çöktüğü bölgede, derme çatma çadırlar kavurucu güneş altında adeta birer kapalı fırına dönüşüyor. Su, elektrik ve soğutma imkânlarının bulunmadığı kamplarda, sıcak hava dalgası haşereler ve kemirgenlerle birleşerek insani krizin boyutlarını büyütüyor.
“Cehennemde Yaşıyoruz” İsyanı
Kamplarda hayatta kalmaya çalışan yerinden edilmiş Filistinliler, çadırların ne sıcağı ne de dış etkenleri engellediğini belirtiyor. Kronik rahatsızlıkları bulunan 90 yaşındaki yaşlı bir kadın, yaşadıkları hayatı “cehennem” olarak nitelendirerek, şeker ve tansiyon hastalıklarının aşırı sıcaklar yüzünden tetiklendiğini, defalarca hastaneye kaldırıldığını ifade ediyor. Eski ve yırtık brandalardan oluşan çadırların içine doluşan kemirgenler ve sivrisinekler ise ailelerin uyumasını imkânsız hale getiriyor.
Çaresizlik ve Artان Sağlık Tehditleri
Mutfak tüpünün bulunmadığı kamplarda halk, kavurucu sıcağın ortasında odun ve karton yakarak yemek pişirmek zorunda kalıyor. Bu durum, çadırların içindeki sıcaklığı daha da artırırken, su kuyruklarında geçen uzun saatler ve yetersiz hijyen koşulları hastalık riskini tırmandırıyor.
Yardım ve altyapı malzemelerinin girişine yönelik kısıtlamaların devam etmesi, on binlerce insanı bu çaresiz tabloyla baş başa bırakıyor. Barınma malzemeleri, soğutma araçları ve temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalan Gazzeliler, zorlu yaz koşullarında hayatta kalma mücadelesi veriyor.



