Hudaydah vilayetindeki hedeflere yönelik hava saldırılarıyla tırmanan kriz, taraflar arasındaki yeni bir çatışma dalgası endişesini artırıyor.
Koalisyon güçlerinden açıklama ve operasyonlar
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri, Hudaydah’daki Husilere ait meşru hedeflere “orantılı bir askeri yanıt” verdiklerini duyururken, Hudaydah Limanı’nın hedef alındığı iddialarını yalanladı ve tüm Yemen limanlarının deniz trafiğine açık olduğunu belirtti.
Al Jazeera’nın Yemen işleri uzmanı Ahmed Al-Shalfi’ye göre, henüz üstlenen resmi bir taraf olmasa da Hudaydah’daki hava saldırıları, Husilerin son günlerde Suudi gemilerine yönelik artan saldırılarına bir misilleme olarak değerlendiriliyor.
Tırmanışı tetikleyen olaylar zinciri
Son dönemdeki gerilim tırmanışı birkaç kritik olayla tetiklendi:
Mahan Air Olayı: İran’a ait Mahan Air şirketine ait bir uçağın Yemen’e askeri ekipman ve liderler taşıdığı iddiaları, Sana Havalimanı’nın bombalanması ve uçağın Hudaydah’a inmesi süreci başlattı.
Abha Havalimanı Saldırısı: Mahan olayının ardından Husilerin Abha Havalimanı’nı hedef alması ve karşılıklı tehditlerin artması.
Deniz Ablukası: Husilerin Suudi Arabistan bağlantılı deniz trafiğine yasak getirdiğini duyurması ve Kızıldeniz’deki gemileri hedef alması.
Uzmanlar, Husilerin 2023’ün sonlarında Gazze’ye destek amacıyla bölgesel çatışma hattına dahil olmasının, yıllardır süregelen barış çabalarını ve BM öncülüğündeki yol haritasını sekteye uğrattığını vurguluyor.
Siyasi süreçte çıkmaz ve yol haritasının akıbeti
2015’ten bu yana devam eden Yemen savaşında, 2023 yılında insani ve ekonomik önlemleri (limanlar, havaalanları, maaşlar ve merkez bankası) kapsayan bir yol haritası gündeme gelmişti. Ancak son askeri gelişmeler ve BM elçisinin müzakerelerin tıkandığını açıklaması, temmuz ayında tamamlanması planlanan esir takası ve barış görüşmelerini çıkmaza soktu. Taraflar arasındaki karşılıklı tehditler, Yemen’de geniş çaplı yeni bir kriz dalgasının kapıda olabileceğine işaret ediyor.

















