İsrail güvenlik bürokrasisi, özellikle Lübnan’dan gelen patlayıcı dron saldırılarının yarattığı kayıplar ve güvenlik açıkları nedeniyle geniş çaplı bir teknoloji arayışına girdi. Savaşın başlangıcından bu yana insansız hava araçlarının hedef aldığı olaylarda çok sayıda askerin hayatını kaybetmesi, Tel Aviv yönetimini acil önlemler almaya yöneltti.
Gelişmiş radar ve erken uyarı sistemleri
Ordu, uzak mesafelerden dron tespiti yapabilmek ve askerlere erken uyarı sağlayabilmek amacıyla teknoloji şirketleriyle kritik anlaşmalara imza atıyor. Bu kapsamda atılan başlıca adımlar şunlar:
-
Pixel Sight Teknolojisi: 3 kilometreden fazla mesafelerden saldırı dronlarını erken aşamada görebilen sistemler sahada test ediliyor.
-
Magos Systems Anlaşması: Yapay zeka tabanlı radar teknolojisi geliştiren şirketle, kara güçlerinin erken uyarı kapasitesini artırmak için milyonlarca dolarlık anlaşmalar yapıldı.
-
Entegre Savunma: Savunma bakanlığı, farklı tedarikçilerden alınacak sistemleri birleştirerek her bir tehdit katmanını ayrı ayrı kapatmayı hedefliyor.
Bireysel silahlar ve sahadaki pratik çözümler
Radar ve erken uyarı sistemlerinin yanı sıra, sahadaki askerlerin doğrudan kendilerini savunabilmesi için pratik silahlara da yatırım yapılıyor. Çarpışma anında parçalara ayrılarak dronları vurma şansını artıran özel mühimmatlar ve av tüfekleri test edilirken, IWI tarafından geliştirilen Mepro akıllı tetik sistemi öne çıkıyor.
IWI’nin akıllı tetik mekanizması, silah hedefe yöneltildiğinde en doğru atış zamanlamasını otomatik olarak ayarlayarak uzun mesafelerde dahi dronlara karşı isabet oranını artırmayı amaçlıyor.
Hizbullah’ın FPV ve fiber optik dronları neden korkutuyor?
İsrail medyasının ve güvenlik raporlarının analizlerine göre, Hizbullah’ın düşük maliyetli, alçak irtifadan uçabilen ve radar izi düşük olan FPV (Birinci Şahıs Görüşü) ile fiber optik kablolu dronları, geleneksel hava savunma sistemlerini büyük ölçüde boşa çıkarıyor.
Zorlu coğrafi koşulları ve topografyayı lehine kullanan bu araçlar, tankları ve zırhlı personel taşıyıcılarını doğrudan hedef alabiliyor. Artan baskılar ve askeri kayıplar üzerine Başbakan Benjamin Netanyahu’nun talimatıyla bu tehdidi bertaraf etmek için bütçe sınırı olmaksızın özel bir çalışma grubunun kurulduğu belirtiliyor.



