Hamas, İsmail Heniye ve ardından Yahya Sinvar’ın suikast sonucu öldürülmesinin ardından yaklaşık iki yıl süren liderlik boşluğunu sonlandırarak siyasi büro başkanlığına Halil Hayya’yı getirdi. Bu kritik atama, savaş boyunca hareketin müzakerelerini yürüten ismin doğrudan liderlik koltuğuna oturması nedeniyle yeni dönemin stratejisi açısından büyük bir dönüm noktası oluşturuyor.
Siyasi büro başkanlığına giden süreç ve seçim sonuçları
Hamas’ın liderlik seçimlerinde Halil Hayya, eski siyasi büro başkanı Halid Meşal ile yarıştı. Al Jazeera’nın aktardığı bilgilere göre, çekişmeli geçen seçimlerde Hayya 35 oy alırken, rakibi Halid Meşal 34 oyda kaldı. Sadece bir oy farkla gerçekleşen bu sonuç, hareketin iç dinamiklerindeki dengeleri ve farklı eğilimleri gözler önüne serdi. Batı basını, bu seçimi iki farklı yol arasında bir tercih olarak değerlendirirken, Hayya’nın seçilmesini İran ile yakın ilişkilerin ve Sinvar çizgisinin sürdürülmesi olarak yorumladı.
Batı medyasının lensinden Halil Hayya’nın rolü
New York Times, Independent ve Telegraph gibi önde gelen Batı gazeteleri, Hayya’nın savaş boyunca Hamas’ın başmüzakerecisi olarak üstlendiği role dikkat çekiyor. Katar ve Mısır arabuluculuğunda yürütülen dolaylı temasları yöneten 65 yaşındaki Hayya, uluslararası diplomasi ve arabuluculuk çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim olarak öne çıkıyor.
Haberlerde, Hayya’nın bir yandan İran ile stratejik ilişkileri korurken, diğer yandan ABD’li yetkililerle doğrudan iletişim kanalları kurabildiğine dikkat çekiliyor. ABD’li arabulucular ve özel temsilcilerle yapılan temaslar, Hayya’nın pragmatik ve diplomatik yönünü de gözler önüne serdi.
Ağır kişisel kayıplar ve insani boyut
Halil Hayya’nın liderlik yolculuğu, aynı zamanda derin kişisel trajedilerle ve büyük kayıplarla örülü bir süreçte ilerledi. Savaş süresince Usame, Hamza, Hemmam ve Azzam adlı dört oğlu İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Batı medyası ve uluslararası temsilcilerle yapılan görüşmelerde bu kayıpların insani bir boyut yarattığı, hatta ABD’li yetkililerle gerçekleştirilen bazı hassas görüşmelerde ortak bir acı zemininde temaslar kurulduğu basına yansıdı.
Müzakerelerin geleceği ve yeni dönemin rotası
2025 yılında varılan ancak tam anlamıyla uygulanamayan ateşkes mutabakatlarının ardından tıkanan müzakere süreci, Hayya’nın liderliği altında yeni bir aşamaya evriliyor. Uzmanlar, başmüzakereci olarak yıllardır masada olan Hayya’nın seçilmesinin, Hamas’ın müzakere politikasında radikal bir değişimden ziyade tecrübeli ve tanıdık bir ekiple yola devam etme iradesini gösterdiğini belirtiyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğü bu hassas dönemde, Hayya’nın hem sahadaki askeri kanatla hem de bölgesel aktörlerle kuracağı denge, hareketin geleceğini şekillendirecek en temel unsur olacak.



