1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Hürmüz Boğazı kimin kontrolünde? Washington ve Tahran çelişkisi

Hürmüz Boğazı kimin kontrolünde? Washington ve Tahran çelişkisi

ABD Boğaz'da tam hakimiyet ve rekor geçiş iddia ederken, İran denetimin kendisinde olduğunu savunuyor; veriler ise farklı.

Hürmüz Boğazı kimin kontrolünde? Washington ve Tahran çelişkisi
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilim sürerken, küresel enerji arzının kalbi niteliğindeki Hürmüz Boğazı’nın fiili kontrolü ve deniz trafiğinin hacmi konusunda taraflar taban tabana zıt iddialar öne sürüyor. 28 Şubat’ta başlayan askeri operasyonlar öncesinde küresel petrol ve gaz ticaretinin beşte birine ev sahipliği yapan kritik su yolu, iki ülke arasındaki müzakere masasının en karmaşık başlığına dönüştü.

Washington yönetimi, Boğaz’ın uluslararası seyrüsefere açık olduğunu ve donanma korumasında rekor sayıda tankerin geçiş yaptığını savunuyor. Buna karşılık Tahran, kendi onayı ve belirlediği rotalar dışında hiçbir geçişe izin verilmediğini ve su yolunun kontrolünün tamamen Devrim Muhafızları’nda olduğunu iddia ediyor.

Washington: Boğaz tamamen kontrolümüzde

ABD Başkanı Donald Trump, ağustos ayında yaptığı açıklamada ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’nda “tam kontrol” sağladığını ve her gece yaklaşık 30 geminin geçişine refakat ettiğini duyurdu. Amerikan CNN kanalına konuşan üst düzey yetkililer, 1 Eylül günü ABD savaş gemileri eşliğinde 18 milyon varil petrol taşıyan 40 ticari geminin boğazdan güvenle geçtiğini belirterek bunun savaş döneminin rekoru olduğunu kaydetti.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent günlük en az 10 milyon varil petrolün Boğaz’dan aktığını öne sürerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da geçiş rotalarındaki deniz mayınlarının temizlendiğini açıkladı. Ancak savaş öncesinde günlük ortalama 100 gemi ve 20 milyon varil petrolün geçtiği su yolunda, bağımsız denizcilik platformu PortWatch verilerine göre mart ayından bu yana günlük ortalama geçiş 7 gemi civarında kaldı.

Tahran’dan “sahte güvence” suçlaması ve mayın uyarısı

İran İslami Şûra Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bazı gemilerin ABD desteğiyle geçiş sağladığını kabul etmekle birlikte, Boğaz’ın kapatılma kararının arkasında olduklarını vurguladı. ABD’nin seyrüsefer firmalarına “sahte güvenlik teminatları” verdiğini ileri süren Galibaf, belirlenen kurallara uymayan her geminin doğrudan hedef olabileceği uyarısında bulundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, yetkisiz biçimde geçiş yapmaya çalışan iki petrol tankerinin mayınlara çarparak devre dışı kaldığını açıklarken, Suudi Arabistan makamları da bir Suudi tankerine düzenlenen saldırıda 2 Filipinli mürettebatın hayatını kaybettiğini doğruladı.

Denizcilik verileri Amerikan iddialarını doğrulamıyor

Bağımsız uydu ve deniz izleme kuruluşlarının yayımladığı raporlar, Washington’ın dile getirdiği yüksek rakamlarla belirgin tezat oluşturuyor:

  • Kpler Analizleri: Deniz veri analiz şirketi Kpler verilerine göre Boğaz’dan son günlerde günde yalnızca 5 ila 11 gemi geçiş yapabildi; 10 günlük ortalama ise 13 gemi düzeyinde kaldı.
  • Lloyd’s List Intelligence Raporu: Kurum, 26 Ağustos – 1 Eylül tarihleri arasında günlük ortalama 12 geçiş kaydetti.
  • Birleşik Deniz Bilgi Merkezi Raporu: Bölgedeki ticari seyrüseferin barış dönemindeki normal seviyelerin fersah fersah gerisinde olduğunu belirten merkez, mayın temizliği iddialarını yalanlayarak tehlike seviyesinin kritik eşikte kalmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Rakamlar neden bu kadar çelişiyor?

Denizcilik uzmanları, Washington’ın açıkladığı geçiş sayıları ile veri şirketlerinin kayıtları arasındaki derin uçurumu metodoloji farklarına ve gizlilik uygulamalarına bağlıyor. Drewry deniz danışmanlık firmasından Erik Hooper, ABD ordusunun askeri destek gemilerini, kıyı römorkörlerini ve yerel ahşap tekneleri de toplam geçiş sayısına dahil etmiş olabileceğine işaret etti.

Bunun yanı sıra hedef alınma endişesi taşıyan pek çok ticari geminin Boğaz’a girdiğinde otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatması nedeniyle kayıtların “karanlık sefer” olarak adlandırılan izlenemez kategoriye kaydığı ifade ediliyor. ABD’nin gelişmiş uydu ve askeri radar sensörleriyle sivil sistemlerin göremediği hareketleri takip ettiği, ancak siyasi ve psikolojik harp amacıyla her iki tarafın da sahadaki üstünlük iddiasını abarttığı değerlendiriliyor.

Hürmüz Boğazı kimin kontrolünde? Washington ve Tahran çelişkisi
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.