Irak’ta tarihi operasyon: Gerçek reform mu, hesaplaşma mı?

Bağdat'ta üst düzey isimlere baskın yapıldı; tonlarca altın ele geçirildi. Yeni operasyonlar siyasi dengeleri sarsıyor.

Irak'ta tarihi operasyon: Gerçek reform mu, hesaplaşma mı?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Irak, 2003 yılından bu yana kurumsallaşan yolsuzluk ağlarını ortadan kaldırmaya yönelik kritik bir sınavdan geçiyor. Derinleşen ekonomik dar boğaz ve bölgesel gerilimlerin gölgesinde yürütülen geniş çaplı operasyonlar, partizan çıkar çevrelerinin kamu kaynakları üzerindeki hakimiyetini kırmayı amaçlıyor. İngiliz The Guardian gazetesinde Ghaith Abdul-Ahad imzasıyla yayımlanan analiz, Bağdat’ta atılan son adımların ülkenin geleceğindeki belirleyici rolünü mercek altına alıyor.

Bağdat, 28 Haziran gecesi güvenlik güçlerinin olağanüstü hareketliliğine sahne oldu. Terörle mücadele birlikleri ve zırhlı unsurlar eşliğinde korunaklı Yeşil Bölge’nin tüm girişleri kapatıldı; şüphelilerin bölge dışına çıkışı engellendi. Sabah saatlerine kadar milletvekilleri ve üst düzey bürokratların da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 kişi gözaltına alınırken, yüz milyonlarca dolarlık nakit varlık ve yüklü miktarda külçe altına el konuldu.

Mayıs ayında göreve gelen Başbakan Ali ez-Zeydi, yolsuzlukla mücadelede hiçbir “kırmızı çizgi” tanınmayacağını ve İran yanlısı milis güçlerin silahsızlandırılacağını kamuoyuna duyurmuştu. Iraklı yetkililer, operasyonların sıradan bir adli süreçten öte, siyaset arenasında dengeleri sarsan bir kırılma noktası oluşturduğunu vurguluyor.

Irak’taki yapısal krizin temeli, Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesinin ardından kurulan ve mezhepsel-etnik kotalara dayanan “muhasasa” sistemine dayanıyor. Güç paylaşımı amacıyla başlatılan bu model, zamanla bakanlıkların ve kamu kurumlarının siyasi partiler arasında paylaşıldığı bir düzene dönüştü. Süreç, partilerin kamu ihalelerinden yüzde 5 ila 10 arasında kesinti yaparak kamu içinde özerk güç alanları inşa etmesine yol açtı.

Bu yapılanmanın en somut örneklerinden biri, 30 Mayıs’ta gözaltına alınan Petrol Bakanlığı Müsteşarı Adnan el-Cümeyli vakasında görüldü. Cümeyli’nin ikametgahında yapılan aramalarda çok sayıda silah, döviz ve tapu ele geçirildi. Temmuz ayına gelindiğinde yetkililer, soruşturma kapsamında yaklaşık 121 milyon dolar değerinde taşınır-taşınmaz varlığa, 375 kilogram külçe altına, onlarca gayrimenkule ve lüks araca el koydu. Soruşturmanın; hayali çalışanlar, sahte depolar ve usulsüz yakıt sevkiyatları yoluyla partizan ağlara fon aktarıldığını tespit etmesiyle genişlediği bildirildi.

Bağdat yönetiminin operasyonları, bölgedeki askeri gerilimler nedeniyle petrol ihracatında aksamaların yaşandığı ve kamu gelirlerinin daraldığı çetin bir konjonktürde gerçekleşiyor. Aynı dönemde ABD’nin Irak adli makamlarıyla istihbarat ve kurumsal koordinasyonu artırdığı, Washington temsilcilerinin de denetimlerin sertleşmesi yönünde telkinde bulunduğu kaydediliyor.

Irak kamuoyunda en çok tartışılan konu, bu adımların köklü bir zihniyet değişimini mi yoksa siyasi güçler arası bir hesaplaşmayı mı temsil ettiği yönünde. Sürecin kalıcı bir başarıya ulaşması, ele geçirilen varlıkların devlet hazinesine kazandırılmasına, partizan çıkar ağlarının kamu kurumlarından tamamen tasfiyesine ve silahlı gruplarla doğrudan bir çatışmaya girmeden hukuki mekanizmaların işletilmesine bağlı görülüyor. Bağdat’ta temel kamu hizmetlerinin dahi aksadığı mevcut tabloda, atılan adımların kalıcı kurumsal kurallara mı dönüşeceği yoksa konjonktürel bir dalga olarak mı kalacağı belirsizliğini koruyor.

Irak’ta tarihi operasyon: Gerçek reform mu, hesaplaşma mı?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.