Tahran yönetimi, genişleyen BRICS bloku üyeliğini ABD yaptırımlarını tamamen sıfırlayacak bir sihirli değnek olarak değil, bu yaptırımların yıkıcı etkilerini kademeli biçimde hafifletme fırsatı olarak görüyor. İran’ın stratejisi; ekonomik alanda dolara ve Batı merkezli finansal altyapıya olan bağımlılığı azaltmak, siyasi alanda ise uluslararası manevra alanını genişleterek diplomatik tecrit çabalarını boşa çıkarmak üzere iki ana eksende ilerliyor.
Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı taşımayan tek taraflı zorlayıcı tedbirlerin ve ikincil yaptırımların kınandığı sonuç bildirisiyle Tahran’a aradığı siyasi desteği sundu. Ancak bu siyasi dayanışmanın somut ticaret ve ödeme kanallarına dönüşüp dönüşmeyeceği tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Doları terk etmek yaptırım riskini sıfırlamıyor
Ekonomi uzmanı İzak Saidian, BRICS’in ABD yaptırımlarını ortadan kaldıramayacağını ve üye ülkelerin finans kuruluşlarını ikincil yaptırımlardan bütünüyle koruyamayacağını vurguluyor. Saidian’a göre temel mesele sadece hangi para biriminin kullanıldığı değil, paranın hangi kanallardan transfer edildiğiyle doğrudan bağlantılı.
Ticaretin yuan ya da yerel para birimleriyle yapılması durumunda bile işlem ABD finans sistemine açık bir banka üzerinden geçtiği takdirde yaptırım riski ortadan kalkmıyor. Bu nedenle İran için gerçekçi hedefin küresel ölçekte doları bütünüyle devreden çıkarmak değil, Batı finans ağının İran dış ticaretini kilitleme kapasitesini asgariye indirmek olması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca Çin ve Hindistan gibi dev ekonomilerin küresel pazardaki çıkarları nedeniyle ikincil yaptırım risklerini her zaman gözeteceğine dikkat çekiliyor.
Yeni Kalkınma Bankası üyeliği kritik eşik
İran’ın BRICS içerisindeki ekonomik kazanımlarını test edeceği en somut başlıklardan birini Yeni Kalkınma Bankası (NDB) oluşturuyor. İran BRICS üyesi olmasına rağmen henüz bu bankaya resmen dahil edilmiş değil. İran Merkez Bankası katılımın yakın zamanda gerçekleşeceğini duyursa da banka yönetimi üyelik takvimini henüz teyit etmedi.
Uzmanlar, bankaya olası bir katılımın enerji, ulaştırma ve altyapı projeleri için dış finansman kapısını aralayabileceğini ancak NDB’nin de uluslararası sermaye piyasalarına bağımlı yapısı nedeniyle yaptırım risklerini tamamen göz ardı edemeyeceğini kaydediyor.
Uluslararası tecridi kırma ve çok kutupluluk hedefi
Uluslararası ilişkiler uzmanı Muhsin Ferhani ise konuya jeopolitik bir pencereden yaklaşıyor. BRICS’in Batı merkezli çifte standartlara karşı alternatif bir zemin sunduğunu belirten Ferhani, İran’ın “uluslararası alanda yalnızlaştırıldığı” tezini reddediyor.
Tahran’ın blok içerisindeki varlığını “caydırıcılık doktrini” ve Washington’ın tek kutuplu baskılarına karşı bir yanıt olarak nitelendiren uzmanlar, yaptırımlara rağmen kurulan çok taraflı ortaklıkların ABD stratejilerinin sınırlarını gösterdiğini savunuyor. Sonuç olarak İran için BRICS üyeliğinin gerçek başarısı, zirve bildirilerindeki siyasi destek mesajlarının ötesine geçerek, dış ticarette maliyetleri düşüren ve sermaye akışını güvenceye alan yasal mekanizmaların kurulabilmesine bağlı görünüyor.

















