Tahran serbest piyasasında tarihi çöküş
İran ulusal para birimi riyal, ABD doları karşısındaki değer kaybını sürdürerek serbest piyasada 1 dolar karşılığında yaklaşık 2,7 milyon riyal seviyesine geriledi. Yalnızca son birkaç gün içinde 150 bin riyali aşan bir düşüş yaşayan para birimi, 2026 yılının başından bu yana değerinin yüzde 80’inden fazlasını kaybetti. Yaptırımların ağırlaşması, dış ticaret hacmindeki daralma ve döviz girişinin neredeyse durma noktasına gelmesi bu çöküşü tetikleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
İran Merkez Bankası piyasaya yaklaşık 2 milyar dolar nakit enjekte ederek dövizdeki sert yükselişi frenlemeye çalışsa da petrol gelirlerinin düşmesi ve ticari kanalların tıkanması nedeniyle bu müdahalenin etkisi sınırlı kalıyor.
Enflasyon yüzde 90’a dayandı: Çarşı ve pazar alev alev
Para birimindeki erime döviz bürolarıyla sınırlı kalmayıp doğrudan halkın günlük yaşamını ve alım gücünü vurdu. Yıllık enflasyonun yüzde 90 sınırına ulaştığı ülkede temel gıda maddeleri, barınma ve kira giderleri neredeyse günlük olarak artış gösteriyor.
Riyalin değerini koruyamaması nedeniyle vatandaşlar birikimlerini korumak amacıyla altın ve döviz alımına yöneliyor. Bu durum reel sektöre de sıçramış durumda; artan girdi maliyetleri ve döviz kıtlığı sebebiyle çok sayıda fabrika, atölye ve üretim tesisi çalışanlarını işten çıkarma yoluna gidiyor.
Yaptırımlar, abluka ve eksiye düşen büyüme
İranlı yetkililer krizin arka planında ABD yaptırımlarının yanı sıra limanlara uygulanan deniz ablukası ve havacılık sektörüne yönelik kısıtlamaların bulunduğunu vurguluyor. Dış ticaret damarlarının kesilmesi, ülkeye döviz akışını durma noktasına getirdi.
Tahran yönetiminin yıllık bütçesinde hedeflediği yüzde 8’lik ekonomik büyüme öngörüsü boşa çıkarken, mevcut göstergeler ülke ekonomisinin negatif büyüme bandına gerilediğini ortaya koyuyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başkanlığında ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri’nin katılımıyla toplanan Ekonomik Koordinasyon Kurulu, döviz krizini aşmak ve ticari hareketliliği yeniden canlandırmak adına acil durum planlarını masaya yatırdı.
Kısır döngü ve yapısal tıkanıklık
Tahran Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Ekonomi Öğretim Üyesi Eşkan Behrami, Merkez Bankası’nın 2 milyar dolarlık müdahalesinin süreci ancak yavaşlatabileceğini, kalıcı bir çözüm üretmeyeceğini belirtiyor. Hükümet piyasadaki paniği ve spekülatörleri suçlasa da uzmanlar asıl meselenin para birimine duyulan güvenin tamamen yitirilmesi olduğuna dikkat çekiyor.
2015 yılındaki nükleer anlaşma döneminin yarattığı pozitif ekonomik atmosferin aksine, bugün dış baskılar ve belirsizlikler Tahran’ı yapısal bir kısır döngüye hapsetmiş durumda. İthalat maliyetlerinin katlanması enflasyonu körüklerken, enflasyon riyalden kaçışı hızlandırıyor; bu durum da döviz talebini artırarak ulusal parayı yeni tarihi diplere sürüklüyor.







