Deniz ve hava sahasında uygulanan sıkı yaptırımlar ve abluka nedeniyle dış ticaretinde ağır yaralar alan İran, şimdi de son can simidi olan kara sınır kapılarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Irak ve Pakistan’ın Tahran ile olan kilit sınır geçişlerini peş peşe ticarete kapatması, zaten krizde olan ülke ekonomisini tamamen köşeye sıkıştırdı.
Amerikan The Wall Street Journal gazetesinin yayımladığı analiz raporuna göre, sınır kapılarındaki yeni kısıtlamalar, Washington’ın İran’ı dünyadan tamamen izole etmeyi hedefleyen ekonomik kuşatma hamlesinin doğrudan bir sonucunu oluşturuyor. Deniz ticaret yollarının ABD Donanması tarafından kesilmesinin ardından karaya yönelen sevkiyat trafiği, sınırların birer birer kapanmasıyla tıkanma noktasına geldi.
Irak ve Pakistan’dan peş peşe sınır kısıtlamaları
Irak makamları, iki ülkenin kritik petrol üretim havzalarını birbirine bağlayan El-Şeyb Sınır Kapısı’nı kaçakçılıkla mücadele gerekçesiyle ticari geçişlere kapattı. Tahran-Bağdat Ortak Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hamid Hüseyni, kararın Washington yönetiminin İran’ı tecrit etme baskısıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Benzer bir hamle de doğu komşusu Pakistan’dan geldi. İran’ın doğu limanlarına alternatif güzergahlar sunan Gabd ve Taftan sınır kapılarından kamyon geçişleri askıya alındı. İlk etapta güvenlik gerekçesi öne sürülse de, Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü daha sonra uygulamanın uluslararası yaptırım rejimlerine ve yerel mevzuata uyum kapsamında hayata geçirildiğini duyurdu.
ABD Hazine Bakanı: Kara yollarını tamamen keseceğiz
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, katıldığı bir siyasi oturumda Washington’ın İran’ı tamamen izole etmek amacıyla Türkiye ve Pakistan ile koordineli temaslar yürüttüğünü ve Tahran’ın kalan kara ticaret yollarını da kesmeyi amaçladıklarını açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı’nın, sınır boyunca depolama ve lojistik hizmeti sağlayan şirketleri yaptırım listesine almaya hazırlandığı belirtiliyor.
Kapanan kapıların ardından açık kalan diğer güzergahlarda ise eşi benzeri görülmemiş bir lojistik kriz yaşanıyor. İran Uluslararası Taşımacılık Şirketleri Birliği Başkanı İhsan Melikzade, Türkiye, Afganistan ve Azerbaycan sınırlarında bekleyen tır sayısının 17 bine ulaştığını, bekleme sürelerinin ise 20 günü aştığını bildirdi. Sınır boylarında bekletilen binlerce ton yaş sebze ve meyvenin çürüyerek imha edildiği, tüplü gaz taşıyan 4 bin 500 tonluk sevkiyatın ise Pakistan sınırında rehin kaldığı aktarılıyor.
Petrol gelirleri tükendi, riyal tarihi dipte
Deniz yolu ablukası sebebiyle petrol ihracatı fiilen sıfırlanan Tahran’ın, yaptırım sahası dışında depoladığı ve Çin’e sattığı rezervlerin de tükendiği belirtiliyor. Deniz aşırı ticaret yapan taşımacılık şirketlerinin denetim korkusuyla insani yardım ve gıda sevkiyatlarını dahi askıya alması, İran iç pazarındaki krizi derinleştirdi.
İran İstatistik Merkezi’nin verilerine göre, hanehalkı son bir yıl içinde alım gücünün yaklaşık yüzde 90’ını kaybetti. Temel gıda fiyatları yüzde 128 oranında artarken, vatandaşların kasaplardan veresiye et almaya başladığı bildiriliyor. Artan yaptırım baskısıyla birlikte serbest piyasada rekor kıran ABD doları 2,74 milyon İran riyali seviyesine tırmanarak tarihi dip seviyeyi gördü. Kara kapılarının da birer birer kapanması, Tahran yönetimini son yılların en ağır ekonomik çöküş riskiyle baş başa bırakıyor.


















