İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın göreve geldiği Kasım 2024’ten bu yana ordu yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlıklar tırmanıyor. Atama süreçleri, 7 Ekim fiyaskosuna ilişkin iç soruşturmalar ve Batı Şeria’nın yönetimi konularında yaşanan görüş ayrılıkları, Bakan Katz ile Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i karşı karşıya getirdi. Katz’ın, Merkez Bölge Komutanı Tümgeneral Avi Blot’un yerine başka bir ismin getirileceğini televizyonda açıklaması üzerine Zamir, komutanına destek vererek bu karara izin vermeyeceğini duyurdu.
Genelkurmay Başkanı Halevi’nin istifasının ardından askeri kadrolardaki terfileri ve atamaları donduran Katz, kararlarına gerekçe olarak 7 Ekim olaylarına dair ordunun kendi yürüttüğü soruşturmaların tamamlanmasını gösterdi. Ancak bu durum ordu içinde yüzlerce subayın geleceğini belirsizliğe sürüklerken, Washington Askeri Ateşesi ile Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıkları gibi kritik pozisyonlara yapılacak atamalarda da uzun süreli kilitlenmelere yol açtı.
Siyasi müdahale iddiaları ve kamuoyu tepkisi
Savunma Bakanı’nın atama komisyonlarında doğrudan rol alma çabası ve sağ seçmenin talepleri doğrultusunda karar aldığı iddiaları, askeri hiyerarşide huzursuzluk yarattı. Tümgeneral Avi Blot’un ekran başında görevden alınmaya çalışılması ordu kademelerinde sert tepkiyle karşılanırken, Bakan Katz geri adım atarak komutanın görevden alınmadığını belirtmek zorunda kaldı.
Son kamuoyu araştırmaları da yaşanan gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor. Yayınlanan anketlere göre İsrail halkının yüzde 57’si Katz’ın performansını olumsuz değerlendirirken, katılımcıların büyük bir bölümü alınan kararların mesleki gerekçelerden ziyade siyasi saiklerle yönlendirildiğini düşünüyor. Yaşanan bu güç mücadelesi, ordunun komuta zincirini ve operasyonel kararlılığını doğrudan etkiliyor.



