İsrail’in Fransa Büyükelçisi Joshua Zarka, İsrail ordusunun Güney Lübnan’dan çekilebilmesi için Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin fiili olarak güçlendirilmesi ve Hizbullah’ın bölgeye dönüşünün kesin biçimde engellenmesi gerektiğini açıkladı. Paris’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zarka, Lübnan ordusunun sahada etkin bir güç haline getirilmesinin çekilme planının uygulanabilmesi adına zorunlu bir adım olduğunu savundu.
Büyükelçi Zarka, Paris’te düzenlenmesi planlanan Lübnan ordusuna destek konferansının hazırlık toplantısına atıfta bulunarak, askeri kapasiteyi artıracak her girişimin doğru bir istikamet olduğunu belirtti. Sürecin ciddiyetle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Zarka, sahada karşılığı olmayan retoriklerden bıktıklarını ve Hizbullah’ın İsrail için tehdit olmaktan çıkarılmasının garanti altına alınmasını şart koştuklarını dile getirdi.
Paris’te uluslararası hazırlık toplantısı düzenlenecek
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan ordusunu desteklemeyi amaçlayan uluslararası konferansın hazırlık toplantısının 17 Eylül’de Paris’te gerçekleştirileceğini duyurmuştu. Zirveye çok sayıda ülkenin genelkurmay başkanları, askeri uzmanlar, hükümet temsilcileri ve uluslararası kuruluşların katılması öngörülüyor.
Beyrut yönetimi, 2024 yılı sonunda varılan ateşkesin ardından silahların yalnızca meşru devlet güçlerinin elinde toplanmasını öngören bir plan kabul etmiş ve bu görevi orduya devretmişti. Uluslararası aktörler de sınır güvenliğinin tesisi ve güneydeki istikrarın sağlanması amacıyla orduya mali ve lojistik yardım taahhüdünde bulunmuştu.
Güneye yönelik yıkıcı saldırılar konferansı ertelemişti
Fransa, ABD, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır’dan oluşan “Beşli Komite”nin 5 Mart’ta düzenlemeyi planladığı destek konferansı, bölgede yeniden tırmanan askeri gerilim ve İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik hava harekatları sebebiyle ertelenmek zorunda kalmıştı.
İsrail’in Güney Lübnan genelindeki yerleşim birimlerini ve altyapıyı hedef alan yoğun saldırıları, 4 bini aşkın can kaybına, 12 binden fazla yaralanmaya ve 1 milyonu aşkın sivilin yerinden edilmesine neden oldu. Tel Aviv yönetimi sahada askeri baskıyı sürdürürken, diplomatik kanatta sınır güvenliğinin Lübnan ordusunun güçlendirilmesiyle sağlanabileceği tezini öne sürüyor.






















