Filistinli basın mensupları, İsrail güvenlik birimlerinin herhangi bir somut suçlama yöneltmeksizin devreye soktuğu “gizli dosya” uygulaması ve “kışkırtma” iddialarıyla susturulmaya çalışılıyor. Filistin Esirler Kulübü tarafından paylaşılan son veriler, İsrail makamlarının basın özgürlüğü ve ifade hakkını hedef alan baskı politikasını gözler önüne serdi.
Kulübün açıkladığı resmi verilere göre, Ekim 2023’ten bu yana gözaltına alınan ve halen cezaevlerinde tutulan toplam 37 Filistinli gazeteciden 19’u, “idari gözaltı” adı altında yargılanmadan ve neyle suçlandığını bilmeden parmaklıklar ardında tutuluyor. Bu sayı, tutuklu basın mensuplarının yüzde 51’ine karşılık geliyor.
Yargılama yok, en ağır kışkırtma cezaları var
Kudüs dahil Batı Şeria kökenli gazetecilere uygulanan idari gözaltı mekanizmasının yanı sıra İsrail mahkemeleri, basın mensuplarına “halkı kışkırtma” suçlaması üzerinden ağır hapis cezaları veriyor. Gazeteci ve yazar Mahmud Fatafta’nın bu kapsamda 48 ay hapis cezasına çarptırılması, “kışkırtma” davalarında bugüne kadar verilen en yüksek mahkumiyetlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Son operasyonlarda ise daha önce görev başında gözünü kaybeden ve sembol isimlerden biri haline gelen Muaz Amarne ile Sabri Cibrin hedef alındı. İsrail ordusunun Beytüllahim’deki evlerine düzenlediği baskınla gözaltına alınan gazetecilerden Amarne’nin, mesleki faaliyetleri nedeniyle üçüncü kez tutuklandığı bildirildi.
Cezaevlerinde tecrit, açlık ve uyuz salgını
Tutuklu gazetecilere uygulanan tecrit politikaları da tırmanışta. Esirler Kulübü, 33 yaşındaki kadın gazeteci Büşra et-Tavil’in Damon Cezaevi’nden Ramla Cezaevi’ndeki tek kişilik hücreye nakledildiğini duyurdu.
Kadın tutuklulara yönelik baskıların ağırlaştığı vurgulanan raporda, cezaevi şartlarına ilişkin şu ihlaller sıralandı:
- Kasıtlı aç bırakma ve yetersiz beslenme,
- Tıbbi ihmal ve tedaviye erişimin engellenmesi,
- Hijyen yoksunluğu nedeniyle koğuşlarda yayılan uyuz salgını,
- Fiziksel işkence, kötü muamele ve sistematik taciz vakaları.
Yalnızca bir ayda 84 hak ihlali kayda geçti
Gözaltı dalgası, sahadaki organize baskıların yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Filistin Gazeteciler Sendikası, ağustos ayı boyunca İsrail askerleri ve yerleşimciler tarafından basın mensuplarına yönelik toplam 84 hak ihlalinin gerçekleştiğini belgeledi.
Sendika raporunda; bir gazetecinin cezaevinde hayatını kaybetmesi, bir diğer basın çalışanının ise açılan ateş sonucu mermiyle yaralanması gibi ağır yaşam hakkı ihlallerinin yaşandığına dikkat çekildi.







