Kızıldeniz’deki çatışma ve gerilim ortamı, deniz taşımacılığının ardından uluslararası sivil havacılık güvenliğini de doğrudan tehdit eden yeni bir boyuta ulaştı. Yemen hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ile BM Genel Sekreterliği’ne resmi bir mektup göndererek, Ensarullah (Husi) hareketinin Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayetinden uluslararası sivil uçuş rotalarına yakın noktalara doğru yeni tip füzeler fırlattığını duyurdu. Hükümet, uluslararası hava koridorlarını riske atan bu silahlara karşı acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
Havada 25 dakika asılı kalan dolanan füzeler
Yemen hükümetinin sunduğu resmi raporda, Husilerin son dönemde İran menşeli hava savunma sistemlerini modifiye ederek kullandığı belgelendi. Söz konusu füzelerin, Yemen sahasındaki İran Devrim Muhafızları uzmanlarının desteğiyle dönüştürüldüğü ve hedef araması yaparken havada 25 dakikaya kadar kalabilen “dolanan mühimmat” (loitering missile) niteliği kazandığı kaydedildi.
Raporda, ısı güdümlü kızılötesi (IR) arayıcı başlıklara sahip bu füzelerin, uluslararası hava koridorlarına tehlikeli biçimde yakın irtifalarda ateşlendiği ifade edildi. Bu durumun yalnızca ticari yolcu uçakları için değil, bölgedeki BM yardım uçuşları ve insani hava operasyonları için de doğrudan felaket riski oluşturduğu vurgulandı. Yemen ordusu, önceki gün yaptığı açıklamada Husilere ait söz konusu füzelerin fırlatma rampalarından birini imha ettiğini ilan etmişti.
Tehlike denizden gökyüzüne sıçradı
Uzmanlar, havada uzun süre asılı kalabilen bu mühimmatların sivil hatların geçtiği güney Kızıldeniz hava sahasında kullanılmasının felaketle sonuçlanabileceğine işaret ediyor. Isı güdümlü sistemlerin operasyonel koşullarda hedefleri ayırt etme kapasitesinin zayıflayabileceği, bu sebeple bölgedeki ticari koridorların büyük bir kaza veya hedef şaşması riskiyle karşı karşıya olduğu değerlendiriliyor.
Yemen hükümeti, denizdeki gemi saldırıları ve Babülmendep Boğazı’ndaki ablukanın ardından gelen bu adımın, krizin boyutunu küresel ölçekte genişletme girişimi olduğuna dikkat çekiyor. Yıllar süren çatışmasızlık ortamının ardından tansiyonun tekrar yükseldiği ülkede, BM’nin siyasi çözüm çağrılarına rağmen hava sahasının güvensiz hale gelmesi insani hareketliliği de durma noktasına getirebilir.
BMGK ve sivil havacılık kuruluşlarına acil çağrı
Yemen yönetiminin BMGK hamlesi, salt diplomatik bir kınamanın ötesinde hukuki ve teknik bir denetim mekanizmasını tetiklemeyi amaçlıyor:
- Uzmanlar Heyeti incelemesi: Hükümet, BM Yemen Uzmanlar Heyeti’nin fırlatma rampaları ve enkaz kalıntıları üzerinde teknik inceleme yapmasını talep etti.
- ICAO ile koordinasyon: Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve küresel havacılık otoriteleriyle temas kurularak hava yollarının risk değerlendirmesinin güncellenmesi istendi.
- 2216 sayılı karar ve ambargo: İran menşeli silah transferlerinin belgelenerek, BM’nin 2015 yılında kabul ettiği 2216 sayılı silah ambargosu kararı çerçevesinde Tahran yönetimi ve bağlantılı ağlara karşı uluslararası yaptırım sürecinin işletilmesi hedefleniyor.
Husiler hükümetin sunduğu suçlamalara ve teknik iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

















