Lübnan’ın dağlık kesiminde yer alan Beyt Şebab kasabasında, ergitme ocaklarının sıcaklığı ile üç asırlık zanaat hafızasını birleştiren Naffaa ailesi, Ortadoğu’nun en eski el sanatlarından birini yaşatmak için mücadele veriyor. 18. yüzyılın başlarına uzanan köklü bir aile mirasını devralan Naffaa Naffaa, kasabada kapanan atölyelerin ardından kilise çanı döken son usta olarak tarihi bir sorumluluğu sırtlıyor.
Daha önce Avrupa, Rusya ve İtalya’dan ithal edilen çanların Osmanlı dönemindeki bölgesel şartlar nedeniyle yerelde üretilmeye başlanmasıyla filizlenen bu gelenek, kasabanın zanaat geçmişi sayesinde kısa sürede kurumsallaştı. Ailenin bilinen en eski eseri olan ve 1730 yılında üretilen 50 kilogramlık çan, bugün Kudüs’teki Sion Dağı’nda varlığını sürdürüyor.
On atölyeden tek bir ocağa uzanan tarih
- yüzyılın başında kasaba genelinde çan dökümü yapan yaklaşık 10 aile işletmesi bulunuyordu. Ancak bölgesel savaşlar, ekonomik krizler ve çiçek hastalığı gibi salgınlar zamanla bu ocakların birer birer sönmesine yol açtı. 2000 yılına gelindiğinde geriye kalan son iki atölyeden birinin daha kepenk indirmesiyle “Yusuf Habib Naffaa” atölyesi alanda tek başına kaldı.
Giderek daralan yerel üretim şartlarına rağmen Naffaa ailesinin döktüğü çanlar sınırları aştı. Üretilen çanlar Suriye, Ürdün, Mısır, Filistin ve Irak gibi komşu ülkelerin yanı sıra Kanada, Avustralya ve Afrika kıtasındaki ibadethanelere kadar ulaştı. Mesleği 70 yıl boyunca sürdüren babasının yanında yetişen Naffaa Naffaa, geleneği oğlu Şarbel ile birlikte devam ettiriyor.
Üç aylık hazırlık, üç dakikalık kritik döküm
Geleneksel çan dökümü, sabır ve yüksek ısı mühendisliği gerektiren çok aşamalı bir teknik süreçten oluşuyor. Usta Şarbel Naffaa’nın aktardığına göre yapım süreci; iç kalıp, dış kalıp ve çanın tepe halkasını oluşturan askı kalıbı olmak üzere üç ana parçanın hazırlanmasıyla başlıyor.
Kalıplar, 1200 dereceye kadar ısıya dayanıklı özel Lübnan kireçli toprağının saman ve keçi kılıyla harmanlanmasıyla elde ediliyor. Yaklaşık 20 ila 25 aşamadan oluşan ve tamamlanması 2,5 ila 3 ayı bulan kalıp hazırlığının ardından kesintisiz iki günlük son hazırlık safhasına geçiliyor. Tüm bu aylarca süren emeğin kaderi ise erimiş madenin fırından kalıba boşaltıldığı 3 dakikalık hassas döküm anında belirleniyor.

















