Suriye’nin başkenti Şam, tarihsel kimliğinin temelini oluşturan ancak modern dünyada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan geleneksel el sanatlarını kurtarmak için harekete geçti. Tarihi Qasr al-Azm (Azm Sarayı), kökleri 3 bin yıl öncesine kadar uzanan ve unutulmaya yüz tutmuş beş önemli zanaat dalını yeniden gün yüzüne çıkaran özel bir sergiye ev sahipliği yaptı.
“Riwag” projesi tarafından düzenlenen etkinlik, sadece bu sanatların sergilenmesini değil, aynı zamanda dijital olarak belgelenip gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor.
Tek bir usta kaldı: Hangi sanatlar risk altında?
Sergide odaklanılan beş ana zanaat dalı; “Kamerji” (kemer işçiliği), “Kamarji” (ay işçiliği), dokumacılık, bakır işlemeciliği ve el yapımı cam üfleme sanatı olarak belirlendi. Uzmanlar, bu sanatların çoğunun artık piyasadan silinme noktasına geldiğini belirtiyor.
Proje ekibinden Ahmed El-Yakşi, durumun vahametini şu sözlerle özetledi: “Sergilenen bazı sanat dallarında Suriye genelinde sadece bir tek usta hayatta kalmış durumda. Bu, kültürel bir mirasın tek bir kişinin bilgisiyle yok olma tehlikesi taşıdığı anlamına geliyor.”
Akademik dokümantasyon ve eğitim hedefi
Etkinliğin en dikkat çeken yönü, el sanatlarını sadece “anıtsal bir obje” olarak sunmanın ötesine geçerek, bu birikimi akademik bir disiplinle kayıt altına alma çabası. Şam Valisi Maher İdlbi, her bir zanaat dalının kökeni, tarihsel gelişimi ve üretim teknikleri üzerinde uzman araştırmacıların çalıştığını belirtti.
Projenin temel amacı, bu zanaatleri basit birer hobi veya ticari ürün olmaktan çıkarıp, müfredatı belli bir eğitim sistemiyle genç nesillere öğretmek. Böylece, usta-çırak ilişkisinden öte, bu sanatların bilimsel yöntemlerle yaşatılması hedefleniyor.
“Kimlik ve aidiyet arayışı”
Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar, bu sanat dallarının sadece birer üretim biçimi değil, Şam’ın kültürel kimliğinin bir parçası olduğunu vurguluyor. Ziyaretçilerden Dina Joudeh, “Tarihsel bir derinliği olan ürünlerle çevrili olmak, insana bu bölgeye dair bir aidiyet ve istikrar hissi veriyor” ifadelerini kullanırken, zanaatkar Muhammed Selim El-Mazloum, bu birikimin “bencillik yapılmadan” yeni nesillere devredilmesi gereken bir emanet olduğunu belirtti.
Katılımcılar, Şam’ın çok kültürlü ve medeniyetleri birleştiren yapısının, bu el işi ürünlerde somutlaştığını ve serginin, kentteki tarihsel hafızayı tazelemek adına önemli bir adım olduğunu savunuyor. Proje yetkilileri, ilerleyen dönemlerde bu zanaatlerin daha geniş kitlelere ulaşması için dijital arşivleme çalışmalarının devam edeceğini açıkladı.



