Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Vekili Carl Skau, Sudan’da derinleşen insani krize dikkat çekerek ülkenin dünyanın en büyük açlık ve yerinden edilme felaketlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu duyurdu. Yardım operasyonlarının finansmanında yaşanan sert düşüş ve sahada yardım konvoylarına yönelik güvenlik engelleri, krizin boyutunu her geçen gün tırmandırıyor.
Çatışmalar ve kıtlık riski tırmanıyor
Cenevre’de düzenlenen basın brifinginde sahadaki son verileri aktaran Carl Skau, ülke genelinde yaklaşık 20 milyon insanın akut açlıkla mücadele ettiğini, çatışmalar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının ise 14 milyona ulaştığını açıkladı. Verilere göre 200 bin kişi kıtlık seviyesinde doğrudan ölüm kalım mücadelesi veriyor.
WFP’nin halihazırda her ay 4 ila 5 milyon ihtiyaç sahibine ulaştığını aktaran Skau, uluslararası fon eksikliği nedeniyle önümüzdeki haftalarda yardımları zorunlu olarak kısmak zorunda kalabilecekleri uyarısında bulundu. Kurumun geçen yıla kıyasla gereken bütçenin sadece üçte birine sahip olduğu vurgulandı.
Kuşatma altındaki Faşir ve kamplardaki dram
Kuzey Darfur’un başkenti Faşir ve çevresinde incelemelerde bulunan Skau, kentin 18 aydır ağır bir abluka, bombardıman ve açlık döngüsü içinde kaldığını belirtti. Ticaretin durma noktasına geldiği Faşir’de ve defalarca saldırıya uğrayan Zamzam Kampı’nda yıkımın boyutlarının kritik seviyeye ulaştığı gözlendi.
- Uzayan lojistik hatlar: Çatışmalar öncesi Kuzey Kordofan’daki El Obeid ile Faşir arasında kara yoluyla 6 saat süren güzergah artık 3 günde katedilebiliyor. Sahadaki ateş hattı ve yol tahribatı nedeniyle insani heyetler bölgeye ancak Çad üzerinden (Encemine-Adre) ve Marra Dağları aşılarak ulaşabiliyor.
- Tawila’ya kitlesel akın: Faşir’deki çatışmalardan kaçan yaklaşık 700 bin kişinin sığındığı Tawila bölgesinin nüfusu kısa sürede 1 milyonu aştı. Yerinden edilen aileler gıdanın yanı sıra mevsimsel yağışlardan korunmak için acil barınma malzemesi talep ediyor.
- Konvoylara yönelik saldırılar: WFP’ye ait insani yardım araçlarının Kordofan bölgesindeki Delling yolunda saldırıya uğraması, güvenli erişim koridorlarının çöktüğünü gösteriyor.
İklim şokları ve küresel tedarik zinciri krizi
Sudan’daki insani felaket yalnızca çatışmalarla sınırlı kalmıyor; aşırı kuraklığın ardından gelen yıkıcı seller tarım alanlarını sular altında bıraktı. Gübre yetersizliğinin önümüzdeki aylarda hasat verimini düşüreceği öngörülürken 1 milyondan fazla çocuk temel eğitim imkanlarından mahrum bulunuyor.
Krizi derinleştiren bir diğer faktör ise uluslararası lojistik rotalardaki aksamalar oldu. Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı’ndaki deniz trafiği istikrarsızlığının Körfez’den gelen yakıt ve tarım girdileri ile Hindistan’dan ithal edilen pirincin sevkiyat süresini ciddi biçimde uzattığı belirtildi. Karadeniz havzasındaki gerilimlerin tahıl sevkiyatına yansıması, Sudan’ın gıda güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.
Bölgesel krizin Yemen’e uzanan boyutuna da değinen Skau, gıdasının yüzde 90’ını ithal eden Yemen’de operasyonel koşulların yetersizliği nedeniyle ülkenin kuzeyinde çalışmaların durma noktasına geldiğini hatırlatarak uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu.







