Merkez Bankasından finans sektörüne yıl sonuna kadar süre
Sudan Merkez Bankası, savaşın vurduğu ve hiperenflasyonun sarstığı bankacılık sektörünü kurtarmak amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılandırma planı başlattı. Ülkede faaliyet gösteren lisanslı 38 bankaya mali durumlarını düzeltmeleri için yıl sonuna kadar mühlet tanıyan otorite; kurumlara sermaye artırımı, birleşme veya idari tasfiye seçeneklerini sundu.
Merkez Bankası yetkilileri, şubelerin yağmalanması, döviz kurunun çökmesi ve rezerv kayıpları nedeniyle bankaların öz sermayelerinin tamamen eridiğini belirterek, mevduat sahiplerinin haklarını güvence altına almak için tasfiye dahil tüm adımların masada olduğunu açıkladı.
Küçük ve parçalı yapı stratejik projeleri finanse edemiyor
Yerel, yabancı ve ortak sermayeli toplam 38 bankanın yer aldığı Sudan’da finans sektörü, uluslararası standartlara göre küçük ve orta ölçekli kurumlardan oluşuyor. Varlık toplamı son derece sınırlı kalan bankalar, ülkenin yeniden inşası için elzem olan tarım, sanayi ve altyapı projelerini finanse etmekte yetersiz kalıyor.
Ekonomistler ve sektör uzmanları, parçalı yapının son bulması gerektiğini vurgulayarak 38 bankanın birleşme yoluyla dayanıklı, dijitalleşebilen ve geniş coğrafi ağa sahip 10 ila 15 güçlü bankacılık grubuna dönüştürülmesini öneriyor.
Batık krediler ve siyasi müdahaleler sektörü kilitledi
Ekonomi araştırmacısı Muhammed Hassan, geçmişte gündeme gelen reform paketlerinin neden uygulanamadığını şu yapısal sorunlarla özetliyor:
- Merkez Bankasının bağımsızlık sorunu: Geçmiş yıllarda siyasi saiklerle ve nüfuz odaklarını memnun etmek için verilen lisanslar, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattı.
- Hissedar direnci: Büyük hissedarlar ile yönetim kurulları, kontrolü kaybetme ve mali tablolardaki batık kredilerin açığa çıkması korkusuyla birleşmelere karşı çıktı.
- Kararsız denetim politikası: Düzenleyici kurumların tanıdığı süreler daha önce sürekli uzatıldı, kurallara uymayan bankalara karşı tasfiye süreçleri işletilmedi.
- Karşılıksız krediler: İktisadi fizibilite yerine ahbap-çavuş ilişkisiyle dağıtılan krediler geri dönmeyerek fiilen batık olan ancak resmen iflası ilan edilmeyen bankalar yarattı.
Basel kriterleri ve uluslararası muhabirlik engeli
Bankacılık analisti Velid Delil, savaş ekonomisinde mevcut banka sayısının sürdürülemez olduğunu belirterek, sermaye yetersizliğinin uluslararası Basel kriterlerine uyumu imkansız hale getirdiğini kaydetti. Sudan’ın 1997 ABD yaptırımları ve 2014’te bölgesel bankaların çekilmesiyle küresel finans ağından koptuğunu hatırlatan Delil, mevcut tablonun sadece sermaye enjeksiyonuyla çözülemeyeceğini, Merkez Bankasının 11 yerel bankadaki ortaklığını bitirerek çıkar çatışmasına son vermesi ve kendi yasasını modernize etmesi gerektiğini vurguladı.
Eski en-Nileyn Bankası Genel Müdürü Osman Adem ise Sudan bankalarının 2021 verilerinde mevduatın milli gelire oranında 180 ülke arasında 176. sırada yer aldığına işaret ederek, mevcut savaş şartlarında sermaye artırmanın güçlüğüne ve ayakta kalmanın tek yolunun büyük ölçekli kurumsal birleşmeler olduğuna dikkat çekti.






















