1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Trump neden Netanyahu’nun kaybetmesini bekliyor? İşte perde arkası

Trump neden Netanyahu’nun kaybetmesini bekliyor? İşte perde arkası

İsrail seçimleri öncesinde Trump, Gazze ve Lübnan'da uzlaşmaz tavır takınan Netanyahu yerine Eisenkot seçeneğine odaklandı.

Trump neden Netanyahu'nun kaybetmesini bekliyor? İşte perde arkası
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Washington ile Tel Aviv arasında seçim hesapları

İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan erken genel seçimler yaklaşırken, dış politika ve bölgesel krizler sandık aritmetiğinin merkezine yerleşti. Gazze’deki savaşın yansımaları, Lübnan sınırındaki gerilim, İran ile yaşanan çatışmalar, Haredi kesimin zorunlu askerlik tartışmaları ve savunma harcamalarının tetiklediği ekonomik daralma, İsrail iç siyasetini doğrudan şekillendiriyor.

Bu süreç, yalnızca İsrail için değil, hemen ardından 3 Kasım’da kritik ara seçimlere gidecek olan ABD yönetimi açısından da hayati bir önem taşıyor. Kongre seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi veya Senato’da çoğunluğu Demokratlara kaptırmasından endişe eden ABD Başkanı Donald Trump, kalan görev süresini “topal ördek” konumunda geçirmemek adına Orta Doğu’daki gelişmelere odaklanmış durumda.

Trump’ın “MAGA” tabanına yönelik konuşmalarında dile getirdiği seçim kaybı korkusu, 7 Ekim sonrasında Amerikan kamuoyunda İsrail’e yönelik değişen algıyla doğrudan bağlantılı görülüyor. Kamuoyu yoklamaları, özellikle Demokrat seçmen tabanında Gazze’deki sivil can kayıpları nedeniyle İsrail’e silah yardımının sınırlandırılması ve iki devletli çözüm arayışının güçlendiğini ortaya koyuyor.

Gazze ve Lübnan planı Netanyahu engeline takıldı

Uluslararası alanda somut bir başarı elde etmek isteyen Trump yönetiminin en büyük tıkanıklığı, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun uzlaşmaz tutumu olarak değerlendiriliyor. Trump’ın Gazze için hazırladığı 15 maddelik yol haritası; Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail’in bölgeden çekilmesi, teknokratlar komitesinin kurulması, çok uluslu güçlerin konuşlandırılması ve yeniden imar sürecini kapsıyordu.

Ancak Netanyahu, Ağustos ayında Kudüs’te Jared Kushner ile yaptığı görüşmede bu plana açıkça karşı çıktı ve Washington arabuluculuğunda Lübnan ile yürütülen müzakereleri de yavaşlattı. Ayrıca Tel Aviv’in İran ile yaşanan çatışmayı tırmandırması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin küresel petrol fiyatlarını tırmandırarak ABD’deki enflasyon baskısını artırması, Trump yönetiminde derin bir rahatsızlık yarattı.

Trump’ın 17 Ağustos’ta sarf ettiği, “İsrail seçimlerine müdahale etmemem daha doğru olur ancak bir adayı destekleyebilirim” ifadesi, Netanyahu’dan duyulan hoşnutsuzluğun ve alternatif arayışının açık bir işareti olarak yorumlanıyor.

Sağ blok bölündü: Yashar Partisi ve Eisenkot’un yükselişi

İsrail iç siyasetinde 2022 seçimlerinde 64 sandalye ile çoğunluğu sağlayan sağ blok, bu kez ciddi iç çatışmalarla karşı karşıya. Itamar Ben-Gvir ile Bezalel Smotrich arasındaki ittifakın dağılması, Ofer Winter’in yeni bir oluşumla ayrılması ve Gilad Erdan’ın Likud’dan ayrılarak yeni parti kurması, Netanyahu’nun meclis çoğunluğunu koruma şansını zayıflatıyor.

Muhalefet cephesinde ise tablo daha bütünlüklü bir yapıya işaret ediyor:

  • Gadi Eisenkot ve Yashar: Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğinde kurulan Yashar Partisi, anketlerde Likud’un en güçlü rakibi olarak öne çıkıyor. Washington, özellikle Batı Şeria ve ateşkes süreçlerinde Eisenkot’un Netanyahu’ya kıyasla daha rasyonel ve esnek bir profil çizebileceğini hesaplıyor.
  • Demokratlar İttifakı: Yair Golan liderliğinde İşçi Partisi ve Meretz’in birleşimiyle kurulan blok gücünü koruyor.
  • Merkez ve Arap Partileri: Yair Lapid ve Naftali Bennett hattındaki işbirliği ile Arap partilerinin potansiyel sandalye artışı, sağ bloğun meclis çoğunluğunu ele geçirmesini zorlaştırıyor.

İttifakta retorik sertleşiyor

Amerikan yönetiminden İsrail hükümetine yönelik gelen sert açıklamalar da sahadaki ayrışmayı belirginleştiriyor. ABD Başkan Yardımcısı’nın İsrail’in giderek yalnızlaştığına dair vurguları, Trump’ın Beyrut bombardımanlarının taktiksel faydadan yoksun olduğu yönündeki çıkışları ve diplomatik temsilcilerin fanatik yerleşimcilere dönük eleştirileri tansiyonu yükseltiyor.

Trump’ın temel önceliği; seçimler öncesinde Gazze ve Lübnan dosyalarında kendi hanesine zafer yazdırabileceği bir muhatap bulmak. İsrail sandığından Netanyahu’nun zayıflayarak çıkması ya da Eisenkot liderliğinde yeni bir koalisyonun kurulması, Washington’ın bölgesel çıkış stratejisini sahaya yansıtması açısından en çok beklenen senaryo olarak öne çıkıyor.

Trump neden Netanyahu’nun kaybetmesini bekliyor? İşte perde arkası
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.