Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetinde, Dürzi dini lideri Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı “Ulusal Muhafızlar” adlı silahlı grubun Şam-Süveyda kara yolunu Ümmü’z-Zeytun kontrol noktasından tamamen trafiğe kapatması bölgede krize neden oldu. Eş zamanlı olarak ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Süveyda’yı “kaptagon üretim üssü” olmakla suçlaması ve el-Hicri’nin İsrail desteği algısını istismar ettiğini öne sürmesi, güneydeki gerilimi uluslararası boyuta taşıdı.
Süveyda Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, ana arterin kesilmesi nedeniyle yüzlerce aracın yolda mahsur kaldığı bildirildi. Süveyda Medya Müdürü Murhaf eş-Şair, silahlı unsurların sivillerin, öğrencilerin ve acil hastaların geçişini engellediğini, Ümmü’z-Zeytun kontrol noktasında 300’den fazla aracın oluşturduğu uzun bir kuyruk meydana geldiğini kaydetti. Yolun kapatılmasıyla birlikte temel gıda ve tıbbi malzeme tedarikinin durma noktasına geldiği, saatler içinde vilayetteki akaryakıt fiyatlarında fahiş artışlar yaşandığı aktarıldı.
Aynı grup, 21 Ekim’de memurların kuzey kırsalındaki kamu binalarına gitmesini engellemiş, 20 Ekim’de ise batı kırsalındaki iç güvenlik noktalarını hedef almıştı. Süveyda Valisi Mustafa el-Bakkur da daha önce yaptığı açıklamada, yasa dışı silahlı grupların kendi çıkarlarını korumak adına vilayeti güvensizlik ve kaos ortamına sürüklediğini vurgulamıştı.
Barrack: “Süveyda uyuşturucuyla yaşıyor, İsrail desteğini istismar ediyorlar”
Kriz tırmanırken ABD Temsilcisi Tom Barrack, Mario Nawfal ile gerçekleştirdiği mülakatta bölgedeki tabloya ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Güney Suriye’deki temel endişelerinden birinin “İsrail desteği algısını arkasına alarak diğer Dürzileri baskı altına alan bir dini lider” olduğunu söyleyen Barrack, doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri’yi işaret etti.
Barrack, vilayetin ekonomik olarak yasa dışı sentetik uyuşturucu imalatına dayandığını öne sürerek şunları kaydetti:
“Süveyda şu anda kaptagon üretiminin merkez üssüdür ve gayrimeşru uyuşturucu imalatı ve satışıyla ayakta kalmaktadır. Bir Dürzi şeyhinin ABD desteğine sahip olduğu yönündeki iddiası tamamen temelsizdir. İsrail’in Dürzilerle olan bağı ise sadece siyasi bir mesele değildir; Golan Tepeleri’ndeki ve sınır hattındaki Dürziler İsrail ordusuyla kurdukları müttefikliğin bedelini tarih boyunca ödemişlerdir.”
“Başhan İdaresi”nden uyuşturucu iddialarına sert ret
Hikmet el-Hicri denetimindeki sözde “Başhan İdaresi”, yayımladığı resmi bildiriyle Barrack’ın ifadelerine sert tepki gösterdi. Süveyda’nın (“Başhan Dağı”) uyuşturucu üretim merkezi olarak damgalanmasının kesin bir dille reddedildiği açıklamada; kaptagon fabrikalarının, ticaret ağlarının ve bunların korunmasının bölgeyi kaosa sürüklemek için uyuşturucuyu silah olarak kullanan sınır ötesi şebekelere, istihbarat yapılarına ve mezhepçi milislere ait olduğu iddia edildi. Açıklamada, el-Hicri’nin Amerikan desteği illüzyonuna dayandığı veya dış ajandalarla hareket ettiği iddiasının ise gerçek dışı bir iftira olduğu savunuldu.
Şeyh Hikmet el-Hicri, Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada Şam yönetiminden tamamen bağımsız bir “Başhan Özerk Yönetimi” kurulması yönündeki “kendi kaderini tayin” kararından asla geri dönülmeyeceğini ilan etmiş ve bunu bir pazarlık konusu yapmayacaklarını duyurmuştu.
Süveyda vilayeti, yerel silahlı Dürzi gruplar ile Bedevi aşiret mensupları arasında yaşanan kanlı çatışmaların ardından Temmuz 2025’ten bu yana kırılgan bir ateşkes sürecindeydi. Suriye makamları tarafından oluşturulan resmi soruşturma komisyonu, Mart 2026’da sunduğu raporda bu iç çatışmalarda en az 1760 kişinin yaşamını yitirdiğini teyit etmişti.







