ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik planlanan geniş kapsamlı askeri saldırıların, Tahran yönetimi ve Orta Doğu’daki bölge ülkelerinden gelen talepler doğrultusunda askıya alındığını açıkladı. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yapan Trump, ABD ve İsrail’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir askeri güçle İran’ı vurmaya hazır olduğunu ancak hızlı bir anlaşmaya varılması şartıyla saldırıları durdurmayı kabul ettiğini belirtti.
Trump, askeri seçeneği erteleme gerekçesini “dünyanın geleceği ve İran’ın varlığını sürdürebilmesi” olarak nitelendirirken, İsrail’in de belirlenen şartlar dahilinde bu askıya alma kararına bağlı kalacağını vurguladı.
Bölgesel diplomasi ve arabuluculuk trafiği hızlandı
Gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla Katar, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi arabulucu ülkeler diplomasisini yoğunlaştırdı. CNN’e konuşan kaynaklar, ABD Beyaz Saray Temsilcisi Steve Witkoff ile İranlı yetkililer arasında doğrudan ve dolaylı temasların sürdüğünü aktardı.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Başkan Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Riyad yönetiminin bölgedeki çatışmaların tırmanmasından duyduğu endişeler dile getirildi ve tansiyonun düşürülmesi gerekliliği vurgulandı.
Yeni anlaşmanın çerçevesi: Hürmüz Boğazı ve nükleer tehdit
Trump, arabulucular aracılığıyla yürütülen müzakerelerde yeni bir anlaşmanın genel hatlarının ortaya çıktığını bildirdi. Masadaki taslağın ana maddelerini şu unsurlar oluşturuyor:
-
Hürmüz Boğazı’nın açılması: Küresel enerji sevkıyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın derhal, tamamen ve koşulsuz olarak seyrüsefere açılması.
-
Nükleer programın sonlandırılması: İran’ın nükleer tehdit oluşturmasının tamamen önüne geçilmesi ve askeri nükleer kapasitesinin tasfiye edilmesi.
İran cephesinde kararlı yönelim ve misilleme uyarısı
Saldırı tehditlerine karşılık Tahran yönetimi, ABD veya İsrail’den gelebilecek her türlü askeri adımı kararlılıkla yanıtlayacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgesel ortaklara ve Washington’a ilettiği mesajda, İran’ın egemenliğine yönelik herhangi bir müdahalenin orantılı ve sert bir misillemeyle karşılık bulacağını belirtti.
İki ülke arasında Haziran ayında imzalanan ateşkes mutabakatının ardından yaşanan ihlaller diplomatik süreci tıkamış olsa da, yürütülen son görüşmeler bölgedeki askeri krizin çözümü için son şans olarak değerlendiriliyor.



